(özel haber) ABD'de her adım para (- Bölüm-1)

Muharrem KARABULUT


Amerika’nın en büyük kenti New York, tam bir fırsatlar kenti. Dünyanın ekonomisinin kalbi burada atıyor. FED burada. New York Borsası burada. Bütün yabancı yatırımcıların ve özellikle de dünyaya yön veren zenginlerin şirket merkezleri burada.

New York zengin ve ihtişamlı gösterisine rağmen bana göre tam bir hayalet şehir. Özellikle yüksek binaların gölgelerindeki yaşantı insanları sabitleştiriyor. Binalar, apartman gecekonduları gibi. Estetik yok ama, güç gösterisi olarak yüksek binalar, dünyaya “en güçlü biziz” mesajı veriyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın New York’da düzenlenen Texword Fuarına katılım daveti alınca çok sevindim. Çünkü, dünyadaki hemen herkesin “rüyalar ülkesi, fırsatlar ülkesi” olarak nitelendirdiği ve görmek istediği ülkeye, Amkerika’ya gidebilme fırsatını elde ettim.

Yasal prosedür gereği resmi evrakların hazırlanması ve Amerika vizesini aldıktan sonra yola çıktık. İstanbul Atatürk Hava Limanı’ndan bindiğimiz uçağın yaklaşık 10 saat 30 dakika süren uzun ve yorucu bir uçuş yolculuğundan sonra New York’a ulaştık. Buradaki havalanı çıkış işlemleri epey uzun sürdü. Neyse, sınırları aşıp New York’a giriş yaptıktan sonra otele yerleştik.

Kaldığımız otel, merkeze, Central Parky, Times meydanı gibi ünlü merkezlere çok yakındı. Yürüme mesafesiydi buraları. İlk önce Time Meydanına geldik. Buranın meydan denildiğine pek anlam veremedim. Ben, epey geniş, düzenli ve etrafında yeşillikler olan bir meydan bekliyordum. Ben diyeyim 250 metrekare, siz deyin 300 m2 bir yer var. Cadde kenarı. Demir profillerden tribün yapılmış. Vatandaşlar üzerine çıkıp oturuyor. Yolun sağı solu ünlü markaların mağazalarıyla dolu. Yol kenarlarında vatandaşlar gösteriler yapıyorlar.

Pek çok kişi, geçim kaynağını böyle bulmuşlar. Yöresel giysileri giymişler, fotoğraf çektiriyorsunuz, para kazanıyorlar.

Caddenin sonuna doğru bir saat kulesi var. Meydanın ismi de zaten bu saat kulesinden gelmiş.

New York, pek çok kişinin yaşadığı bir eyalet. Nüfusu 10 milyondan fazla. Fakat, bizim Türk adet ve göreneklerimize göre burada yaşamamız çok zor. Alışmak gerek.

Hele, sokak ortalarında satılan, bazılarının üzerinde ise Müslümanlar için yenilmesi helal olduğu anlamına gelen “halal” yazılı arabaların içinde pişirilen yemeklerin kokusu cadde ve sokakları akıl almaz şekilde etkiliyor. Yine, çöpler ortalıkta bırakılmış. Mekansızlar da buldukları yere kıvrılmışlar.

New York City 

ABD 'nin kuzeydoğusunda yer alan, bu kıtanın en büyük nüfuslu şehri. 

New York eyaletinin

 güneydoğu kesiminde, Hudson Nehrinin ağzında yer alır. Şehrin alanı 787 km2, nüfusu ise yaklaşık 10 milyon civarındadır. 

New York şehri, her biri kendine has bir hayat tarzı ve biçimiyle ayrılan bir dizi semtin toplamı gibi. .Adeta New York'la özdeşleştirilen 
Manhattan yüksek binalarıyla ünlü.

New York'un ekonomik ve kültürel merkezidir. Manhattan'ın en çarpıcı özellikleri gökdelenleri, göz kamaştırıcı ışıklar ve hareketliliğidir. Hayat tarzının Manhattan'daki kadar çeşitli olduğu Brooklyn ise  alışveriş merkezleri, sanayi bölgeleri ve zengin Brooklyn Heights'ın yanı sıra fakirliğin kol gezdiği Bedford-Stuyvesant bölgesi gibi alanları kaplar. Orta sınıfın oturduğu Queens daha ziyade, eski ve oturmuş mahallelerin meydana getirdiği bir bölge. Bronx, kasvetli mahalleleriyle kirli işlerin döndüğü bir mekan olarak konuşuluyor.

Finans Merkezi

Dünyanın finans merkezi durumunda olan New York'ta çok sayıda büyük şirket vardır. Bunun yanında ekonomiye katkısı olan pek çok küçük işletme ve imalathane bulunur. Manhattan'daki giyim eşyası sanayileri çağımızda bile imalat sektörünün en önemli dalını meydana getirir. New York ayrıca ülkenin kitle iletişim araçları ağının can damarı sayılır. Milli televizyon ve radyo istasyonlarının merkezleriyle büyük reklam şirketlerinin ana büroları da New York'tadır. 
New York, ABD'nin geniş kapsamlı kamu üniversitelerinin bulunduğu tek şehridir. 1970'te bütün lise mezunlarına diploma derecelerine göre üniversiteye girme imkanı tanınmıştır. Seçkin özel üniversite ve yüksekokullar arasında Columbia, New York, Rockefeller ve Fordham üniversiteleriyle Juilliard Okulu ve çoğu hastanelerle bağlantılı tıp okulları sayılabilir. 
New York ülkenin sanat, eğlence ve moda şehri olarak da ünlüdür. Çok sayıda kurumla desteklenen ve adeta sanayi haline gelen bu etkinlikler, bütün dünyadan Ünlü isimleri çektiği gibi yeni şöhretlerin ortaya çıkmasına da katkıda bulunur. Son yıllardaki şiddet olayları bu canlılığa darbe vurmuştur. New York Kütüphanesi dünyanın sayılı araştırma kütüphanelerinden biridir. Şehrin dünya çapındaki müzeleri arasında, Metropolitan Sanat Müzesi, Modern Sanat Müzesi, Guggenheim Müzesi, Whitney Müzesi ve Amerika Tabiat Tarihi Müzesi sayılabilir. 
Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında işgal ve yıkıma uğrayan New York, ABD'nin ilk başşehri oldu (1790). Amerikan iç savaşı sırasında özellikle İrlandalı göçmenlerin 1863'te yaptığı ayaklanmada 2000'den fazla kişi öldü. Savaş sonrasında Manhattan çevresindeki, ayrı tüzel kişiliği olan şehirlerle gelişen bağlar birleşmeyi gündeme getirdi. Sonunda 1 Ocak 1898'de bu dört şehir New York'a bağlandı.

Böylece New York bir metropole dönüşürken dünya çapında önem kazanmaya başladı. 

Dünya genelinde uyumayan Şehir New York olarak bilinir.

Yaşanan yoğun bir kalabalık, koşuşturan insanlar, her an bir kafede, restoranda sokak köşesinde bir ünlüyle karşılaşma heyecanı...

Bir yanda sokak satıcıları, evsizler, dilenciler. Bir yanda son model arabalar limuzinler, zenginlik, şaşa, gösteriş. Her renkten her dilden insanı içinde barındıran, "uyumayan şehir" yakıştırması yapılan ve bu yakıştırmaya uymak için sürekli eğlenen, dans eden, cıvıl cıvıl, renkli ve hareketli bir şehir. 

Çekim Merkezi

New York da, gezmek için çok fazla alternatifiniz var. Caddeler, sokaklar, modern gökdelenler, Central Park, Chrysler Binası, Rockafeller Center, Empire State Building, müzeler, St. Patrick's Kadetrali, Özgürlük Anıtı, film stüdyoları, Çin Mahallesi, Harlem, köprüler.ve bu bölgelerde, sokaklarda, caddelerde bulunan reklam afişleri, ışıklı neonlar, turistlerin ilgisini çeken alanlar
Statue of Liberty (Özgürlük Anıtı): New York'un değil Amerika'nın simgesi haline gelmiş olan, Özgürlük Anıtı, 1886 yılında halka açıldı. Anıt 45 m (151 fit) boyundadır. Liberty Adası'nda bulunan anıta, Battery Parkta ki, South Ferry iskelesinden gemiler her yarım saatte bir kalkıyor. Özgülük Anıtı'nı uzaktan görmekle yetinmeyen hatta üşenmeden 354 basamak çıkıp New York'un manzarasını birde buradan seyredin. 

Ne yazık ki, zaman darlığı nedeniyle bizler Özgürlük Anıtına gidemedik.

Binadan seyir paralı

Empire binasına çıktık. Burası, dünyanın en yüksek binası olarak biliniyor.

Sizi ilk önce 80. Kata çıkarıyor asansörler. Binanın girişinde çıkmak istediğiniz kata göre para ödüyorsunuz. 60 kata çıkmak 35 dolar. 86 kata çıkıp, terastan fotoğraf çektirmek, manzara islemek ise 45 dolar.

İnsanlar bu binayı 1932 yılında inşa etmişler. Bina hala sağlam. Girişte 2 katı kuleye gelen ziyaretçilerin kabulü ve yönlendirilmesi için kullanılmış. 80. Katı kapalı olmasına rağmen camlarla manzara izlenilen yer. 86 katı ise açık teras.

İnsanlar, dünyanın dört bir yanından geliyorlar. Bu binaya çıkabilme için dakikalarca kuyrukta bekliyorlar. Üstüne üstlük para veriyorlar. Birkaç dakikalık fotoğraf çektikten sonra aşağıya iniyorlar.

Bina, ülke turizmine en fazla katkı sağlayan eserlerden birisi.

Başlıkta ifade ettiğim gibi, adım atılan her yer para. Bu söze en güzel örnek Empire binası.

Beşinci Cadde: New York'un en pahalı caddesi olarak ünlenmiştir. Markaların vitrinleri süslediği, en lüks kafelerde bir bardak kahve içmek için saatlerce sıra bekleme telaşı, caddelerde dolaşan son model arabalarla klasik New York manzaralarını görebileceğiniz bir cadde. 


Demirel’in ilham kaynağı

Brooklyn Köprüsü

Brooklyn Köprüsü: 1883 yılında hizmete açılan bu köprü, Manhattan ile Brooklyn'i bağlayan bir köprü olmanın sınırlarını çoktan aşmıştır. Bu köprü sadece taşıtlara özel olan bir köprü değildir. Aynı zamanda yayalar içinde yürüme yeri, bisiklet kullanıcılarına özel yolları ile başka bir özellik katar New York'a... Sizde New York'tayken Brooklyn Köprüsü'nden yürüyerek karşıya geçin ve göreceğiniz manzaraya hayran kalın. 

Süleyman Demirel, 1972 yılında Başbakan seçildikten sonra ziyaret ettiği Amerika’da New York’u gezerken Brooklyn Köprüsünü görüp hayran olmuş.

Ülkeye döndüğünde ise hemen gerekli çalışmaları başlatmış. İstanbul Boğazı’na köprü yapmak üzere kolları sıvamış. Brooklyn köprüsünden ihlmal alıp Boğaz Köprüsünü 1974 yılında yapıp hizmete sunmuş.
New York sadece gökdelenler, lüks caddeler, alışveriş çılgınlığı ile bitmiyor. Dünyanın en büyük, en kapsamlı müzeleri, kiliseleri, galerileri, sergileri ile görülmeye değecek yerler arasındadır.

NE YESEK? 

New York da yemek kültürü adına değişik lezzetler tatmanın dışında, daha çok kafe ve restoranların dekorasyonları ilginizi çekecektir. Dünyaca ünlü kafelerin bulunduğu sokak ve caddelerde, bir yandan etrafınızda koşuşturan insanları seyredebilir, bir yandan da yemeğinizi yiyebilirsiniz. Hard Rock Cafe, Harley Davidson, Planet Hollywood... dünyaca ünlü bu mekanlarda yemek yemek için biraz parayı gözden çıkartmanız gerekecek. Planet Hollywood da, ünlülerin mumyalanmış el izlerini görme sansını da kaçırmayın. 
New York'ta bir çok mekanda dünya mutfaklarının değişik lezzetlerinin tadına bakabilirsiniz. Ancak New York'a özel olan sokakta satılan sosisli sandviç (Frank) yemeden dönmeyin.
Soho, Tribeca =TRIangle BElow CAnal ( kanalın altındaki üçgen ), Time Meydanı, 5. Cadde Manhattan'ın bütün sokaklarında bulunan restoranlarda dünya mutfaklarından seçenekler sunuluyor.

……….

Trafik bezdiriyor

Ülkemizde trafik sıkıntısı var. Ulaşımda sıkıntılar var.

Pek çok kişi, trafikle ilgili yorum yaparken, “Amerika bu işi çözmüş, örnek alın” gibisinden konuşuyor.

New York'ta çok yoğun bir trafikle karşılaşacaksınız, buna hazırlıklı olun. Bu kaosun içinde kaybolma, kendinizi kaybetme, ve şaşkına dönme belirtileri gösterebilirsiniz. Amerikalıların, şehir trafiği için buldukları yöntem nispeten durumu biraz hafifletmiş. Trafik sorununu sokaklara tek ve çift numaralar vererek halletmişler. Çift numaralı sokaklar doğuya, tek numaralı sokaklar ise batıya doğru akıyor.
New York'ta şehir içi ulaşım için genellikle metro ve otobüs seçeneklerini kullanabilirsiniz. New York metroları ile ünlü bir şehirdir. 24 saat sınırsız bir hizmet sunan toplu taşıma araçları ile eğlencenize gönlünüze zaman sınırlaması yapmadan devam edebilirsiniz. 
New York'ta şehir içi ulaşım için taksi seçeneğini kullanmak yerine araba kiralamanız çok daha ucuz ve eğlenceli bir yol olacaktır. Ancak trafik sisteminin biraz karışık olduğunu ve trafik kurallarına çok önem vermeniz gerektiğini söylememiz gerekir. Bir çok üst geçitlerde bulunan radarlar, siz farkında olmadan sizin en ufak bir hatanızda bile ceza kesebiliyorlar. 

 
Gör: Özgürlük anıtını yakından gör 
Gez: Time Meydanı'nı gez. 
Yürü: Brooklyn Köprüsü'nün üzerinde yürü.
Eğlen: Gece kulüplerinde eğlen. 
Şaşır: Caddelerde yaşanan yoğun kalabalığa şaşır. 
Dinlen: Central Park da dinlen.
Satın al: New York gezini hatırlatacak herhangi bir şeyi satın al. 
Unutma: Soho başta olmak üzere, bir çok mekanda sigara içmenin yasak olduğunu unutma.
Keyif yap: Broadway'de bir kahve keyfi yap 
Dikkat et: Harlem'de gezerken dikkat et. 
Tadına bak: Sokakta satılan sosisli sandviçin (Frank) tadına bak. 
Hayran kal: Empire State'den görünen New York manzarasına hayran kal.

 



Gazete Bursa
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37

HÜMAHATUN EVLERİ HAK SAHİPLERİNE BAŞKAN...
Yıldırım’ın kentsel dönüşüm çalışmaları içerisinde en prestijli projelerinden olan Mevlana-Ulus...

Haberi Oku