SARRAFLIĞI KUYUMCULUK İLE KARIŞTIRIYORLAR
 

Bursa’nın en eski ve tek sarrafı olan Ali Aytulun dostum ile sarraflık ve antika üzerine çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sarraflık meleği ile 14 yaşında tanışan Aytulun, tarihi geçmişi olan eşyalara vatandaşın son dönemde ilginsin azaldığını ifade ettiği konuşmasında, bir durumdan yakındı. Aytulun, sarraflık ile kuyumculuğun karıştırıldığını, toplumda bilinenin aksine iki meslek grubunun da farklı olduğunu ifade etti. Şimdi değerli arkadaşım Aytun ile olan sohbetimizle siz değerli okurlarımız baş başa bırakalım.

 Öncelikle kendinizden bahseder misiniz? 

Ali Aytulun: Merhaba Osman Bey geldiğiniz için teşekkür ederim. Kuyumculuk ve Sarraf’lık ile ilgili bilgileri sizlere elimden geldiği kadar anlatacağım ve vatandaşımız da bu sayede bilgilendireceğim.  Ben Bursa’nın yerlisiyim. 7 Haziran 1960 yılında Muradiye’de doğdum. 1993 yılından beri Maksem ’de yaşıyorum.

Osman ÇETİN: Sarraflık ile Kuyumculuk arasındaki farkı söyler misiniz?

Ali Aytulun:  Kuyumculuk ve Sarraflık birbirinden farklıdır. Sarraf, altın paradan anlayan, altın para alıp satan anlamına gelir. Kuyumculuk ise kuyum işleri, yani imalattır. Yüzük, küpe, bilezik, kolye imal edilir. Vatandaşlarımız bu günlerde Sarraflık ve Kuyumculuğu karıştırmaya başladı.  Osmanlı dönemi altın para sistemi herkes tarafından bilinmez. Cumhuriyet dönemi paraları da Osmanlı dönemi  para sisteminden esinlenerek  aynısı yapılmıştır. Osmanlı dönemi altın para sisteminde meskuk ve ziynet vardır. Ziynet takıya gelmiştir, piyasada para olarak tedavülde geçen altın paraya ise meskuk altın denir. Ziynet altında gram meskuk altınla aynı olmasına rağmen ince, ufak, az gösterişlidir. Bugün Osmanlı Dönemi altınları Abdülmecit dönemi sonrası Antika kapsamındadır. Abdülmecit döneminden son padişah Vahdettin dönemine kadar serbest bir şekilde piyasada işlem görüp, alınıp ve satılmıştır. Bende alıp satmaktayım. Piyasadaki altın paralar yirmi beş kuruş, elli kuruş, yüz kuruş, iki yüz elli kuruş ve beş yüz kuruş olarak tedavülde geçer. Aynısının Ziynet’e tedavül ettiğimizde gram sisteminde, bir gram yetmiş beş santim, üç gram beş santim, yedi gram, on yedi gram beş santim ve otuz beş gramdır. Meskuklar ise bir gram seksen santim, üç gram altmış santim, yedi gram yirmi santim, on sekiz ve otuz altı santim olarak geçer.

 

Osman ÇETİN:  Ne zamandan beri bu işle meşgulsünüz?

Ali Aytulun:  1974 yılından beri bu işle uğraşıyorum. Rahmetli Eniştem Cahit Türk sayesinde hem okudum hem de çalıştım. Türkiye’nin sayılı altın para uzmanlarından birisiydi. Kendisi Sarraftı ve beni de aynı disiplin ve terbiye ile yetiştirdi. Bende onun sayesinde Türkiye’nin sayılı sarraflarından biriyim.


Osman ÇETİN: Dükkanınızda eski döneme ait çok fazla altın var. Bunlar hakkında bilgi verir misiniz?

Ali Aytulun:  Osmanlı Devletinin Abdülmecit döneminden son padişah Vahdettin dönemine kadar serbest bir şekilde piyasada işlem görüp, alınıp ve satılmıştır. Bizde hala bunu devam ettiririz. Ancak bundan öncesi Antika kapsamındadır. Bunları evinizde bulundurabilirsiniz ancak ticaretini yapamazsınız. Elinizde Abdülmecit döneminden önce paralar varsa Müzeler Genel Müdürlüğü’ne kaydettirip gerekli evrakları çıkarttırarak elinizde bulundurabilirsiniz. Satacağınız zaman ise Müzeler Genel Müdürlüğüne başvurarak satabilirsiniz. Her paranın bir nüfus kağıdı vardır. Piyasada bu suretle kaç tane kaldığı, kaç ayda bir olduğu Müzeler Genel Müdürlüğünde bilinmektedir. Benim dükkanımda Abdülmecit döneminden bu döneme kadar tüm paraları bulabilirsiniz. Orijinalini alıp satıyorum. Piyasada maalesef bilgisiz kişiler tarafından alınıp satılan paralar var. Bunu maalesef çoğu vatandaşımız ve yeni açılan kuyumcularımız bilmez. Alımı satımı yasaktır, gerçek Sarraflar tarafından alınıp satılması gerekir. Satışı Türk parasını koruma kanunun kapsamına girer ve satışı ağır suçtur. Bugün Merkez Bankasının basmış olduğu sahte parayı kullanmak zorundaysanız altında aynıdır. Cumhuriyet dönemi ve Osmanlı dönemi  yasal paraları alıp satmak zorundayız.Vatandaşlara tavsiyem altınlarını tanıdık yerlerden alsınlar. Kuyumcular Odasına kayıtlı dükkanlardan alsınlar. Bursa’da Kuyumcular ve Saatçiler odası vardır. Altın ve sarraf işi bu derneğimiz kontrolü altındadır. Kayıtlı dükkanlar bunun logosunu bulundurmak zorundadır. Gittiğiniz dükkanlarda bu logoya dikkat edin. İndirim altında bazı kuyumcular yasal olmayan fiyatlar veriyor oysa altının fiyatı her yerde aynıdır. Kuyumcular farklı fiyatlar veremez. Mutlaka bir belge alın. Benim altınlarımın kuryelerinin üstünde kendi ismim yazıyor. Emniyet Müdürlüğü bana bu hassasiyetimin için teşekkür etti. Altınlarım bu konuda güvenli olduğunu ispat etmiştir .

Osman ÇETİN: Düğünlerde konuk olarak giden insanların daha çok gram altın takması sizce neyi  gösteriyor ?


Ali Aytulun:
  Eskiden altın ucuzdu bilezik takılırdı fiyatlar arttıkça çeyrek altına yönelmeler oldu. Çeyrek altın şuan Üç yüz on dört lira çoğu vatandaşımıza bu da ağır geliyor ve çeyrek altından gram altına yönelmeler oluyor. Size tavsiyem yirmi dört ayar alın. Bunda da altının üzerinde 995 ve 24 ayar yazar bu altının kaybı daha azdır. Birde 22 ayarlar vardır. Onların üzerinde de 22 veya 916 yazar bunların kaybı biraz daha fazladır. Altınlarda günlük fiyat uyguluyoruz. Kuyumcular odasının denetiminde olan arkadaşlarımızın dükkanlarında belirli bir listeler vardır. Bu listelerden fiyat tespit ederiz. Vatandaşlarımız istediği an fiyat sorabilir. Telefonlarımız ve dükkanlarımız açık olduğu sürece emrinizdeyiz. Gazetelerde veya televizyonlarda olan fiyatlar bizim için pek makbul değildir. Çünkü günde on beş kere fiyat değiştiği oluyor. Gazeteler bunun hızını takip edemez. Sabah basılan fiyat akşama kadar devam eder.  Halbuki biz dünya piyasalarından anında haberdar oluyoruz.

 

Osman ÇETİN: Yılın hangi dönemlerinde satışlarınızda artış oluyor ?

Eskiden harman dönemi denirdi. Harman döneminde köylerde yaşayan vatandaşlarımız ürünlerini satar, gelir altın alırdı. O zamanlar enflasyon yoktu. Fiyatlarda çok az bir şekilde değişiklik olurdu. Günümüzde her an fiyatlar değişebiliyor. Eskiden iki bayram arası düğün olmaz denirdi şimdilerde bu pek olmuyor.


Osman ÇETİN: Satmış olduğunuz eski paralardan bahseder misiniz?

Ali Aytulun:  Benim uzmanlık alanım Osmanlı devleti altın para sistemidir. Osmanlı Devleti dünyada parayı tedavülde kullanan sayılı devletlerden biridir. Bütün Osmanlı paraları gram olarak aynıdır ama fiyat olarak farklılıklar vardır. Abdülmecit’in defne dalı vardır. Abdülaziz’in ve son padişah Vahdettin’in sadece Osmanlıya ithafen tuğrası vardır ve onun yanı boştur isim yazmaz. Sultan Abdülhamit ve Sultan Reşat’ tan sonra tedavüldeki paralara isimlerini yazdırdılar. Sultan Ali zamanında El gazi yazıyordu. Sultan Reşat’ın dönemlerinde ki altınlarda sadece Reşat yazar. Sultan Murat’ın altını şu anda antika kapsamındadır ve yedi yıldız vardır. Yedi yıldızın dördüncü yıldızında ay vardır sadece Sultan Murat’a mahsustur. Size onun teknik bilgilerini vereyim. Osmanlı paraları iki yüz kuruş ve beş yüz kuruş yazar. Önünde yedi yıldız vardır ve isim yazılı olanda defneyaprağı vardır. Padişahlığının kaçıncı senesinde basıldığı  ve arkasında da Allahın izniyle Konstantiniyye’de darp edilmiştir yazmaktadır. Osmanlı Devleti’nin darphanesi İstanbul’dadır . Osmanlı Devleti’nde ilk kurulduğu yıllarda  Bursa’da bir darphane yapılmıştır. Bu darphane şuan belediyemizin katkılarıyla toplumumuza kazandırılmıştır şuan Maksem’dedir.  Bu konuda onlara teşekkür ederim. Mesela Sultan Reşat Gemlik’e ziyarete gelmiştir ve onun adına para basılmıştır o paranın arkasında da Allah’ın izniyle Bursa’da basıldığı yazar. Cülus altınları beş çeşittir. Bursa, Manastır, Edirne, Kosova ve Selanik’te padişahlar kendi adlarına para bastırmış ve bunlar az olduğu için çok kıymetlidir. Piyasada bunların kulpsuz olanlarını bulmak çok zordur ve maddi değeri çok yüksektir. Evlerinde bu paradan olanlar varsa kıymetini bilsinler.

 

Osman ÇETİN: Bursa’da şuan kaç tane sarraf var?


 Ali Aytulun:  Bursa’da şuan benden başka Sarraf yok. Eskisi gibi rağbet görmüyoruz. Manevi değer azaldı ama bu konuda size her türlü bilgiyi verebilirim. Benden sonra Bursa’da bu bilgileri vatandaşlarımıza söyleyecek kimse yok eğer istenirse Belediyemize de bilgiler verebilirim. Mesleğimiz eskisi gibi rağbet görmüyor ancak dünyanın en önemli mesleklerinden biridir .

Osman ÇETİN: Vatandaşlarımıza aktarmak istediğiniz bilgileriniz var mı?

Ali Aytulun:   Bursa köyleriyle meşhurdur ve her yörenin kendine göre kullanmış olduğu altın vardır. Mesela gelin alacağınız köyün altınlarını almadığınızda gelini alamazdınız. Bu köyde ailenin statüsünü belirler. Mudanya,  Gemlik,  Orhaneli köylerinin altınları ayrıdır. Mudanya köylerinden örnek verecek olursam on tane burgulu bilezik, üç tane beşi birlik, elmas küpe, eski inci ve gümüş kemer almadığınızda gelini vermezlerdi.  Osmanlı Devleti’nin ekonomik çöküşlerinin biri de Galata Sarrafları saraya borç vererek içinden çıkılmaz bir hale getirmiştir ve bu Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar devam etmiştir.

Osman ÇETİN



Gazete Bursa
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37

Bursa sevdalısı ‘Milli Şair’e Bursalı...
Bursa’nın Yunan işgalinin ardından Ankara’da meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesinden etkilenerek...

Haberi Oku