Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Çağdaş Eğitim” diye ders yılını başlattı.

Değerli okurlarım, ne dediğini duymamış olanlara duyuralım:

“Eğitimde çağ atladık…”

Söylediklerine kendisinin de inanmadığını söylemek istemem.

Emekli bir öğretmen olarak, üzüldüğümü ifade etmiş olayım.

 

Cumhurbaşkanı ise bakanının sözlerinden sonra:

“Eğitim ve kültür konusunda başarılı olamadık”

Diyerek, sınıfta kaldıklarını itiraf etti!

Su akıyor, göz bakıyor… çağ atladık diyen bakan, bundan sonra,

hangi çağa atlattıklarını da söylerse, aldatmadıkları için seviniriz!

 

Basın mensuplarının sorularından kaçarcasına hareket eden bakan.

Bundan sonra, basının karşısına çıkar mı? Bilemeyiz.

“Çağdaş eğitimi yakaladık” diye övünen bakanın yerinde olmak istemem!

Boş verelim de, vatandaşlar olarak, kime inanacağımızı düşünelim.

Çünkü, biri sabah ne söylerse, diğeri akşam aksini söylüyor...

Vatandaş ise, sabah alkışladığını, akşam yine alkışlıyor.

 

“Fikirlerde zıtlık olursa, ruhlarda da zıtlık olur ve mutsuzluk başlar.”

Bu kaos ortamında, Ak Parti de de üstten aşağıya doğru, mutsuzluk

rüzgarları esmeye başladığını görülüyor. Bunu asıl sorumluları yine

kendileridir. Uzun lafın kısası, eğitim konusundaki çelişkili konuşmalar ve

uygulamalar. Zaten. “yaz boz tahtası” yapılan, sözde milli eğitimin, günümüzde

ne hale geldiği de meydanda. Yavrularımızın yarınlarına olan umutlarını söndürüyor. Devletimizin varlığının temeli iyi bir eğitime bağlı olacağı, toplum tarafından anlaşılmış değil. Dünyada benzeri olmayan, “ben yaptım oldu bitti”  gibi dayatmalarla geleceğimiz ipotek altına alınıyor. Kimseden ses çıkmıyor.

 

Neyse, siyasete girmeyelim, konumuz varlığımızın teminatı eğitimdir.

Yavrularımızın, gençlerimizin şahsında, milletimizin yarınlarıdır.

Çünkü, hayat bir okuldur, devamlılık ve dürüstlük vazgeçilmez ana konudur.

Nasıl ki, camiler kutsaldır, okullarımız da camilerden ayrı düşünülemez.

Toplumun milli ve manevi varlığı bu eğitim yuvalarına emanet edilmiştir.

Normal akılla düşünülürse, birbirinden ayrı düşünülemez.

 

Bu eğitim yuvalarının temeli ahlaka dayanmalıdır.

Ahlak ruh disiplinidir, yani, milli ve manevi değerlerin kişiye kazandırılmasıdır.

Bu mabetlerde ahlak eğitimi görmeyenler cahildir.

Cahil, manevi ve dünyevi ilimleri bilmemek değildir.

Cehalet, hakkı ve hakikati görmemektir ki.

İşte en büyük mili ve manevi körlük budur.

Binalar, yollar yapılarak, çağdaş olunmaz.

Hele, hele… kırk ambardan çıkan eğitimcilerle çağ atlanmaz.

İyi  insan, iyi vatandaş olmanın temeli eğitimdir.

Huzur içinde yaşamanın temeli, teminatı mukaddes  yuvalarımızdır.

Aileyi unutmayalım ve iktidar sahiplerine soralım, Allah aşkına söyleyin,

16 yılda toplumun hayrına, hangi hizmeti yaptınız da bizler göremiyoruz.

Sahi, çağdaş eğitim dönemi böyle mi olmalıydı?   

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37