Dünya Sağlık Örgütü bizimde ülkemizde rahatlıkla reçetesiz olarak satın aldığımız bazı ilaçlarla ilgili olarak insan sağlığını tehdit ettiği iddiasıyla toplatılma kararı verdi.

Bu durumda, insanlarımız, senelerce dertlerine derman, hastalıklarına şifa ararken kullandığı ilaçlarla ilgili yapılan açıklamayı öğrendiklerinde hayal kırıklığına uğradılar. Ben dahil, eskiden hasta olduğumuzda gidip aldığımız ve kullandığımız bu ilaçların ülkemizde nasıl böylesine açık seçik satıldığına dair bilgisizdik.

Sonra, dönemin Sağlık Bakanı Recep Aktağ çıktı ve antibiyotik kullanımına sınır getirildiğini söyledi. Hatta, doktorların reçetelere sürekli antibiyotik yazmasına sınır getirildiği açıkladı. Hatta, antibiyotiklerin zamansız kullanımı, fazla kullanımının hastalıkları tedavi etmediğini, hastalığa olan direnci kırdığını, antibiyotiğe alışan insan vücudunda alınan ilaçların etki yapmadığını ifade etti. Bunun üzerine, ülkemizde ciddi oranda antibiyotik kullanımının azaldığı kanısına vardık. Fakat, evdeki hesap çarşıya uymadığını gördük.

Şimdi sizlere yepyeni bir neticeden söz edeceğim. Bir önceki yazımda, havaların aniden soğuması, mevsim sıcaklıklarının düşmesi, sabah soğuk, öğle sıcak, akşam saatlerinde ise ayaz yaşandığını ifade etmiştim. Bu nedenle mevsim hastalıklarının özellikle de gribin artmasıyla insanların halsiz ve hasta olduklarını yazmıştım.

Hastalık denilince akla hemen ilaç geliyor. Bugün de sizlere ilaçlarla ilgili, özellikle de antibiyotiklerle ilgili bilgi vermeyi istedim.

Türkiye’de herhangi bir hastalıkla hastaneye başvuran 10 bireyden 3’ünün reçetesine antibiyotik yazılıyor. Antibiyotik kullanımının tüm Türkiye ve dünyada bu kadar yaygın olması ilaca karşı direnci artırırken 2050 yılında antibiyotik direncine bağlı ölümlerin tüm dünyada 10 milyonu aşması bekleniyor.

Tabi, ülkemizde anket firmaları ve şirketlerinin bazı kamu kurum ve kuruluşlarına yaptıkları araştırmalar var. Bunun yanında birde medya taramasıyla ortaya çıkan sonuçlar var. Ajans Press, antibiyotik kullanımı ve antibiyotik kullanımına bağlı olarak gelişen dirençle ilgili medya araştırması gerçekleştirdi. Ajans Press’in KLİMİK verilerinden elde ettiği bilgilere göre, her 10 reçeteden 3’ünde antibiyotik tipi ilaçlar yazıldığı belirlendi. Demek ki, dönemin Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bütün öneri, ikaz ve uyarılarına rağmen doktorlar hastalarına antibiyotik yazmaya devam ediyorlar.

Tabi, sağlık ve tedavi konusunda uzman olmadığımız için yazılan reçete ve ilaçların, tedavi amaçlı olup olmadığı konusunda yorum yapamayız. Her konunun kendince bir açıklaması olabilir. Belki de ülkemizdeki salgınların, hastalıkların tedavisinde bu kadar antibiyotik kullanılmak zorunda kalınmasıyla ilgili de geniş bir araştırma yapılması zorunlu olabilir.

Yoğun antibiyotik tüketimine bağlı direnç oranlarının yüksek olduğu ülkemizde direnç nedeniyle antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıklarda bile tablet şeklinde bir antibiyotik dahi verilemediği ortaya çıktı. PRNet’in bu yıl içerisinde gerçekleştirdiği medya analizine göre antibiyotik konulu 12 bin 713 haberin medyaya yansıdığı tespit edildi.

 

Bakterilerin neden olduğu hastalıkları iyileştirmek için kullanılan antibiyotikler, artık küresel bir tehlike haline gelemeye başladı.

En ufak hastalıklarda dahi antibiyotik kullanılması antibiyotik direncinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bir bakterinin antibiyotiğe karşı dirençli hale gelmesi artık o antibiyotiği bakterilerin yol açtığı tedavilerde kullanılamayacağı anlamına geliyor.

Günümüzde yılda 700 bin kişinin antibiyotik direnci nedeniyle hayatını kaybettiği dünyada, Türkiye antibiyotik kullanımında açık ara önde yer alıyor. Sağlık sektöründe yapılan öngörülere göre 2050 yılı itibariyle kanserden 8 milyon kişini hayatını kaybetmesi beklenirken bu rakam antibiyotik direncinde 10 milyon kişiyi bulacak.

Diğer bir değişle antibiyotik direncinden ölenlerin sayısı kanserden ölenlerin sayısını geçecek.

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37