15 Temmuz 2016 darbe girişimi ile en karanlık gecelerinden birini yaşayan Türkiye’nin,10 binden fazla FETÖmensubu asker ve sivil tarafından; 35 askeri uçak, 74 tank, 246 zırhlı araç, 3 askeri gemi, 3 bin 992 silah ve 37 askeri helikopterle kuşatılmaya çalışılması, ülke genelinde dönüşüm ve değişimin mutlak  gerçeğini de gün yüzüne çıkarmıştı.

15 Temmuz darbe girişiminde, o kara gecede ne olmuştu?

Kendilerini ‘Yurtta Sulh Konseyi’ olarak tanımlayan darbecilerin,TRT ekranlarından korsan bildiriyi zorla okuttukları an hafızalarımıza kazındı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi F16 uçakları ile bombalanırken, Gazi Meclisimizde 11 kez bombalandı.  Diğer yandan halkın haber almasını engellemek için TÜRKSAT’ta bombalandı. Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar rehin alındı. Askeri merkezler, emniyet teşkilatlarımız kuşatılmak istendi ve havaalanları uçuşa kapatıldı.

Kara gecenin kırılma noktası ise, Cumhur’un kendisinden haber bekleyen halkına seslenmiş olması ve ‘darbe girişimine direniş çağrısı’ idi.

Dünya tarihinde destan yazdıran kareler yakaladı o gece deklanşörler. Türk Milleti vatanına sahip çıktı ve darbenin bir düzmece olduğunu söyleyenlere inat,Fetö’cü hainlere karşı siper etti varlığını.

Kara gece geride 250 şehit ve 2196 gazi bıraktı.Ve Dünya’ya örnek bir Türk destanı daha.Fetö, üst aklın kontrolündeki hain planını gerçekleştirememişti. Şimdi hesap verme zamanı idi.

Kara gecenin sabahında artık gerçekleşmesi kaçınılmayacak olansa, mutlak bir değişim ve arınma sürecine girilmesi idi.

Böylece AK Parti’de değişimin ilk hareketi, 2014’te Cumhur seçilerek parti ile ilişiği kesilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 16 Nisan 2017 referandumunun ardından yeniden partinin başına geçmesi ile başladı.

Değişimin sinyalleri o günlerde derinden hissediliyor, kulislerde konuşuluyordu. Fakat her şeyi zamanlayarak ve planlayarak yapmak gerekiyordu.

Bu noktadan hareketle mental yorgunluk adı altında parti kademelerinde başladı değişim ve genç kadroların önü açıldı.

Değişim, talep edilen istifalarla zaman zaman fırtınaya dönüştü ve makamlarını hizmet yeri değil de vazgeçilemez ve kontrgarantiolarak gören başkanlardan bazıları,liderlerinin işareti ile göreve geldiklerini unuttu, alternatifsiz olmadıklarını kabullenmekte zorlandılar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise her fırsatta ‘değişimin değişim için olmadığını’ vurguluyordu. Peki, değişimi zorlayan faktörler neler olabilirdi?

Siyasette sürdürülebilir olmak ki ‘eğer değişmeseniz halk sizi değiştirir’ gerçeği. Sıradanlaşmışlıktan çıkılması ve rutine dönen işlerde yeni heyecanların yeni enerjileri ile görev yapabilmesi. Devlet mekanizması ile uyumlu çalışabilme kabiliyeti. Sosyoekonomik katmanların beklentileri,siyasette rekabet açığı ve yeni nesil reformlara yönelik icraatların gerekliliği şeklinde özetleyebiliriz.

İNEGÖL RÜZGARI

Değişimden elbette payını Bursa’da aldı ve AK Parti’nin kurulduğu yıllarda İnegöl’den esen rüzgâr yeniden esmeye başladı. Sanki yarım kalmış önüne set konmuş bir dalganın uzantısı gibi İnegöl önce İl Başkanı, ardından Belediye Başkanı’nı gönderdi Bursa’ya tarihin şahitliğinde.

Böylece,3 Kasım 2019 seçimlerine, doğru strateji ile gidilmesi yönünde bir karar ile görevi teslim aldı genç başkanlar ve AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salmanolurken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’naAlinur Aktaş atandı.

Bursa’da da uzun zamandır beklenen revizyon sonunda gerçekleşmişti. Bu değişimin yansımaları ve heyecanı ilçelere de sirayet etti. Rehavetten çıkan yöneticiler, ‘Büyükşehrin buz dağlarını’aşabilme sevinci ile şimdi daha bir gayretli görevlerinin başındalar.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve gelen Alinur Aktaş tam bir Anadolu çocuğu. Samimi, kucaklayıcı tavrı ile kısa zamanda Bursalıların teveccühünü kazandı. Öyle ki tebrikatta şu sözleri ifade ediyordu Başkan Aktaş. “Aranızda bu görevi benden daha iyi yapabilecekler var mutlaka. Fakat Takdir-i İlahi bize bu kadim şehre hizmet etme görevini nasip etti. Bu noktada gecemizi gündüzümüze katacak ve elimizden gelenin en iyisini yapacağız.”Kısa ve öz.

Belediye kadrosunu şekillendirmek ve ekibini oluşturmak için ardı ardına toplantılarını gerçekleştirdi Başkan Aktaş. Bir diğer yandan Bursalıların öncelikli sorunlarını anlamaya, çözüm üretmeye, belediye bütçesini en verimli şekilde planlamaya başladı. Bütçeye yük olarak belirlenen alımlar, projeler iptal edildi yada revize edildi. Su ve ulaşımda küçükte olsa bir indirime gidildi. Sonuç odaklı hizmet anlayışıyla ilçe ve mahallelerde halkın içinde olmaya devam edildi.

Belediye başkanlarının rutin programları ve görev tanımları belli elbette. Kişiyi bu makamda diğerlerinden ayıran kişisel kabiliyeti ve halk ile ne denli kucaklaşabildiği, samimiyeti.

Gözlemlediğimiz kadarı ile Alinur Aktaş İnegöl’den Bursa’ya taşıdığı Bereket Sofraları geleneği ile her Cuma sabahı Bursa’nın başka bir mahallesinde vatandaşın elini sıkıyor, derdini sorununu, önerilerini dinliyor. Bursaray’a biniyor vatandaşla yolculuk yapıyor.

Üst düzey bürokrat ve siyasiler Aktaş’ı ziyaretleri ile daha bir cesaretlendiriyor. Başkan Aktaş,toplantılarda bir araya geldiği şehir dinamikleri ile her geçen gün konusuna daha hâkim.

13 buçuk yıl İnegöl’e hizmet eden ve Marmara Bölgesi’nde iki defa ‘Yılın İlçe Belediye Başkanı’ seçilen Aktaş, eğitime verdiği destekler ilede Eğitim Gönüllüsü Başkan olarak anılıyor.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37