Eğitim kurumlarının açılmasıyla birçok vatandaşı tatlı ve acı telaş sardı. 2018 – 2019 yılları arasında yaklaşık 8 milyon öğrenci yüksek olularda eğitime başlarken, yine yaklaşık 18 milyon öğrencide ilkokul, ortaokul ve lisede eğitime başlayacaktır. Nüfusumuzun dörtte biri için çalan zil sesinin heyecanı velilerini çok sevindirmedi.

Okulların açılmasına 5 gün kala binlerce lise adayı kendine hala bir okul bulamadığı gibi kendine okul bulan ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri ise okul kıyafetleri, kırtasiye masraflarını görünce nasıl sorunu çözebilecekleri ile ilgili olarak kara kara düşünmeye başladı.

Ortalama okul giderleri için bir önceki yıla göre yüzde 20 den başlayarak yüzde 60 varan zamları gören veliler bugün ne yapacağını açıkça bilememektedir.

Özel okullardaki artışı burada dile bile getirmiyorum. Çünkü oralarda uçuk rakamlar bugün vatandaşın karşısında. Gerçi bunu kaldırabilecek aileler zaten tercih ediyor. O nedenle özel okulları irdelemenin pek fazla anlamı yok.

Benim asıl sorguladığım asgari ücretli ailelerin bu eğitim yükünü nasıl üslenecekleri. Primler, mesailer vs toplanıyor ortalama 1800 TL ile 2100TL kadar alan bir vatandaş iki çocuğunu okula gönderiyorsa onun masraflarını nasıl kaldırabiliyor. Bu yükün ağırlığını yaparken, masrafın miktarını bulabilmek için hayat ekonomisi içinde olan eğitim masraflarının matematiğini yapmaya çalışıyorum.

2100 TL maaş alsın, elektriğe, suya, ısınmaya, gıdaya, konuta ve sağlık ürünlerine zam gelsin peki eğitim giderlerini ne yapacak bu vatandaş. Allah onları korusun. Çünkü sığınacakları hiç kimse kalmamış. Yaşanan tüm zamlara vicdanlar susmuş. Fakirin faikrden başka dostu kalmamış. Tabi daha zamları tam olarak hissetmediğimiz bu günler için diyorum.

İthalle, üretmeyerek, eldeki avuçtaki hazırı satarak zamanı yaşarsak emin olun ki yakında büyük surlar örülmüş binalar inşa edilir ve fakir ile zenginin bir araya gelmediği bir ülke içinde yaşarız. Tabi bu böyle giderse…

Görüldüğü gibi zaten eğitim de fırsat kalmamış, görüldüğü gibi zaten gençler hızlı bir şekilde ülkeyi terk ediyor ve görüldüğü gibi her şey kontrolsüz olarak zamlanıyor. Eee ne bekleyelim o zaman…

Üzülüyorum ki, bu vurdumduymazlık ülkenin her yerine hızlı bir şekilde yayılıyor. Üzülüyorum ki canımız her geçen gün daha fazla yanacak.

Tabi her şeye rağmen iyileşme hala mümkün. Nasıl mı? Bulunduğun yerden kalk ve nasıl bir üretim yada nasıl bir iyileşmenin katkısı olabileceğine bak. Bakmakla da kalma işe koyul hadi…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37