21 Mayıs 2012 Pazartesi

En sağlıklı kentsel dönüşümü Bursa’yı en iyi bilenler yapar…

21 Şubat 2012, 17:55
Bu makale 103 kez okundu
En sağlıklı kentsel dönüşümü Bursa’yı en iyi bilenler yapar…
Yeni kurulan, fakat yaptığı açıklamalarla gündem yaratmasını bilen İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İşadamları Derneği İMSİAD’ın Başkanı Adil Gökçadır, Bursa’nın tarihi-kültürel yapısı ve insan yaşamıyla en uyumlu kentsel dönüşümü TOKİ’nin değil, kenti bilen ve yaşayan Bursa inşaat sektörünün yapacağını ifade ediyor…
Adil Gökçadır’ı, Line TV’deki Ekoline isimli programımda ağırladım. Kendisiyle, deprem gerçeğinden yola çıkarak, Bursa’nın nasıl bir kentsel dönüşüme imza atması gerektiğini konuştuk… Gökçadır çok çarpıcı tespitlerde bulundu, ilginç detaylara dikkat çekti.
Örneğin, Bursa’da 650 bin konut olduğunu, bunların 540 bininin 1999 Marmara Depremi öncesi yapıldığını vurgulayan Gökçadır, 2001 yılında çıkan Yapı Denetim Yasası ile konutlardaki donatı, demir ve beton oranının yüzde 40 oranında artırıldığını söyledi.
Bu ne demek oluyor?
Türkçe meali şu:
2000 öncesi yapılan bütün binalarda yüzde 40 donatı eksiği var, yani bu tarihten önce yapılan binalar risk altında... Gökçadır, Bursa’daki riskli bina sayısının 230 bin olduğunun da altını çiziyor.
“Etap etap Bursa’nın baştan aşağı yenilenmesi gerekiyor. Özellikle 2000’den önce yapılan yapılarla ilgili ciddi tedbirler alınmalı. Derhal yapı dönüşümlerine başlanmalı. İstanbul’dan sonra en acil kent Bursa… Bursa çok ciddi risk altında, kaybedecek zaman yok” diyen Gökçadır, önce kaçak yapılardan başlanması gerektiğini ifade ediyor.
İmar uygulaması yapılmadan kentsel dönüşüme başlanması halinde, karmaşalara yenilerinin ekleneceğinden endişe eden Gökçadır, örnek kentsel dönüşümde yer alması gereken aktörleri ve yol haritasını da çiziyor.
Buna göre; müteahhit başından itibaren işin içinde olmalı. Önce imar planı, sonra bütün alt yapı, ardından hak sahipleriyle de resmi kurumlar aracılığıyla anlaşma… 
…Ve işin en can alıcı tarafı…
“Kentsel dönüşüm TOKİ ile değil kesinlikle Bursa sermayesi ile yapılmalı...” 
Kentsel dönüşüme kent dışından sermaye sokulmaması gerektiğinin altını çizen Gökçadır, “Bursa sermayesi bu işin içine girer de, yani Bursa’yı Bursalı yaparsa kimsenin söyleyeceği lafı kalmaz. Bursa’yı en iyi Bursalı bilir. Diğer taraftan, örneğin 1000 kişilik tesis yapmak için 10 bin tane inşaat işçisi çalışıyor. Yani böylesine ciddi katma değer yaratan bir sektörden bahsediyoruz. Bursalı firmalar kentsel dönüşüm işine girerse yaratılabilecek katma değerin hesabını siz yapın. Bursalı firmalar da dev olur, istihdam da artar… Ama her şeyden önce vatandaşın canı kurtulur. Yeter ki organizasyon doğru yapılsın. Sistem doğru kurulsun” diyor.
Doğru söze ne denir…
Bilindiği gibi TOKİ, özel inşaat sektörünü yıllardan beri ciddi manada olumsuz etkiliyor.
Bir tarafta, arsadan başlayarak A’dan Z’ye bütün işlemlere ciddi para akıtan, projelerini onaylatmak için bin dereden su getiren özel sektör, diğer tarafta ise ne arsaya ne de başka hiçbir işleme harç, vergi ödemeyen, Hazine arazilerine istediği tip ve projede konut inşa eden, hatta kuruluş amacını aşarak özel sektörle villa, iş merkezi, stadyum ve inşaatla ilgili aklınıza gelebilecek her alanda devlet sübvansiyonlarıyla haksız bir yarışa giren TOKİ…
TOKİ’nin kuruluş amacı neydi?
Dar gelirli vatandaşlara uygun ödeme koşullarıyla ve çok hızlı biçimde bitirilen konutlar üretmek…
İnsanların kira öder gibi ev sahibi olmasını temin etmek…
Dolayısıyla kentlerdeki gecekondulaşmayı yani kaçak yapılaşmayı kökten çözmek…
Yüzde 100 destekliyorum… Çok doğru bir anlayış…
TOKİ bunun güzel örneklerini de tüm ülkede sergiliyor…
Bursa’da da bu anlamda ciddi konut projeleri hayata geçirildi…
Anti parantez şu bilgiyi de vermekte fayda var…
Yakın zamanda Bursa Gazeteciler Cemiyeti üyelerine yönelik de bu tipte bir konut projesinin hayata geçirilmesi planlanıyor. BGC Başkanı Nuri Kolaylı, son yapılan genel kurulda TOKİ ile protokol imzalandığını duyurmuştu. Hatta bu olumlu gelişme nedeniyle genel kurulda ciddi bir oy aldığını söylemek sanırım yanlış olmaz… Bu konuda mutlu sonun çok da uzak olmamasını diliyoruz…
Yani TOKİ, kuruluş amacına uygun hareket ettiği takdirde sıkıntı yok. Fakat işin boyutu, yukarıda anlattığım şekilde değiştiği zaman sorun başlıyor.
Özel sektör, TOKİ’nin kentsel dönüşüme dahil olmamasını istememekle, Doğanbey projesini “Bursa’nın kalbine saplanmış bir hançer” olarak ifade eden geniş kitleyi düşündüğümüzde çok haklı…
Sözün özü şu:
İnşaat sektörünün Bursa’da son yıllarda ciddi manada geliştiğine hepimiz tanık oluyoruz.
Bu noktada özel sektör, gerek inşaat kalitesi ve teknolojisi, gerekse Bursa halkının istek-beklentilerine cevap verecek tarzda planladığı yaşam alalarıyla bu kentin kentsel dönüşümünü de en iyi yapacak kesimdir…  Dönüşüme TOKİ’nin müdahil olması durumunda bizleri, Doğanbey gibi ucubeler bekliyor…

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

ANKET Sonuçlar Tümü

?Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV