GÜNDEM:
Her ateşli nöbet epilepsi değildir (Bedia BARAK)

Uzun, “Ateşli nöbetleri genellikle toplumda yüzde 3 olarak görebiliyoruz. Ama görülen her nöbet için epilepsi ilacını başlamıyoruz. Bunların bazı özel kriterlerine göre, tanılarını değerlendirip, gerçekten bir epilepsi vakası ise hastamız yani gerçekten bir sara ise ilaç o zaman başlanır. Ö yüzden genel olarak herkes ateşli nöbetlerden korkuyor ama korkmaları her zaman gerekmiyor” diye konuştu.

BURSA’DA EN ÇOK GÖRÜLEN HASTALIK BAŞAĞRILARI

Çocuk Nörolojisi Uzmanı (EEG) ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Meltem Uzun, en çok baş ağrısı şikâyetiyle kendine hasta geldiğini anlatırken, erişkinlerde görülen baş ağrılarının altında her zaman bir sebep olduğunu fakat çocuklarda görülen baş ağrılarının genel olarak sebebi, migren ya da gerilim tipi baş ağrılarıdır” dedi.

Uzun, “Erişkinlerde görülen baş ağrılarının genel olarak nedeni, bir şeker, bir, tansiyon, beyinde bir kanama ya da ur gibi nedenlerden kaynaklanır ve şikâyetin nedeninin anlaşılması kolaydır. Baş ağrısının nedeni ve teşhisi üzerine tedavi ya da ameliyat gerekiyorsa yapılır. Fakat çocukların baş ağrılarında önemli kriterler varsa, bu bir kırmızı bayrak deyip geniş araştırmalar yapmak ve kaynağına ulaşmak gerekir” şeklinde konuştu.

EPİLEPSİ ÜLKEMİZDE YAYGIN BİR HASTALIK

Baş ağrıları, ateş, nöbet gibi şikayeti olan hastaların epilepsi olma ihtimaline karşı geniş bir araştırma yaparak emar’a kadar tetkiklerini yaptıklarını ifade eden Çocuk Nörolojisi Uzmanı (EEG) ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Meltem Uzun, hiçbir olasılığı ihmal etmemeye çalıştıklarını söyledi.

Uzun, “ Toplumda epilepsi her bin hasta da birinde yaygın durumda. Epilepsi hastalıklarının çeşitli tipleri ve çeşitli tedavi var. Epilepsinin tedavisi olmadığı kanaatı yanlıştır. Nöroloji uzmanıyla yapılacak işbirliği sonucu, bütün hastalarda nöbetler büyük bir oranda kontrol altına alınır. Epilepsi (Sara), zaman zaman gelen, şuur bulanması ve kaybı ile görülen, bedendeki istemsiz hareketlerle gözlenen bir hastalıktır. Sebep olarak genetik veya sonradan travmalar, ateşli hastalıklar, zehirlenmeler sayılabilir. Grand Mal (büyük nöbetler) Petit Mal (küçük nöbetler), Psikomotor (otomatizm), Jacksonien ve Fokal (bir extremitede kasılma-çekilmeler), Atipik nöbetler gibi çeşitleri görülebilmektedir. Kranial MR ve beyin elektrosu (EEG) epilepsinin tanısında önemli bir araç olup tedavinin başlangıcında çekilmelidir. Bundan sonra nöbetleri ilaçlarla kontrol alınmış olan vakalarda yılda bir EEG tekrarlanmalıdır. Amaç, nöbetler kesilmişse beyin dalgalarındaki düzensizliğinde düzelmeye gidip gitmediğinin kontrolüdür” diye konuştu.

SPASTİK ÇOCUK TEDAVİSİNDE İŞ BİRLİĞİ ŞART

Çocuk Nörolojisi Uzmanı (EEG) ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Meltem Uzun, “Spastik Çocuk, beyninde doğum öncesi, doğum veya doğum sonrası yaşamın ilk yıllarında kalıcı hasar meydana gelmiş, buna bağlı olarak başta hareket güçlüğü ve kaslarda spastisite dediğimiz sertlik görülen çocuklardır. Spastik çocukların tedavisi, klasik anlamda bildiğimiz tedavilerden çok farklıdır. En başta, bu tedavi yaklaşımı bir ekip işidir, bu konuda çalışan ve sahalarında uzmanlaşmış, deneyimli kişiler tarafından yürütülür. Spastik çocukların tedavi planlaması yaşam boyu devam eden bir süreçtir.Bu süreçte başlıca çocuğun rehabilitasyonu , özel eğitim, varsa tıbbi sorunlarının ilaçla tedavisi ve zamanla gelişebilecek sorunlara müdahale etmek amaçlı cerrahi tedaviler şeklindedir. Ayrıca Nörolojik hastalıklarımızdan kas hastalıkları, omurilik hastalıkları var. Beynin anne karnında ki oluşumda ki ya da sonradan oluşabilen beynin az gelişme hastalığı var. Özellikle spastik çocuk gurupları var. Bu saydığım hastalıklar Bursa’da çok yaygın. Bu hastalıkların altında çok değişken olan doğum öncesi, doğum sırasında ya da doğum sonrası nedenler mevcut. Bu hastalıkların baştan tedavilerini yapabilirseniz, erken tanı bu durumlarda çok önem taşıyor, Birkaç bölüm ile gurup bir şekilde çalışırsanız, ağır spastik hastalarının durumuna düşmemek mümkün oluyor” şeklinde konuştu.

 ENGELLİ DOĞUM ORANI ARTTI

Uzun, “Engelli ya da spastik değimiz çocuk gurupları aslında gerçekten engelli değil. Bu çocuklarımız doğumdan sonra hastalık belirtilerinin tanısı konusu konulamayan çocuklar. Şimdi yeni gündende şu var; Tanısı konulamayan hastalar. Araştırıyor, bütün tetkikleri yapılıyor fakat normal çıkıyor. Bunlara norodejanaratif yani sinirlerin bozulması (dejenerasyonu) ile karakterize olan ve norometobolonik beyin enerjisinde sorun olan hastalıklar diyoruz. Bu alanlarda ben çok ilgileniyorum. Kendi branşım. Çk değişik tetkikleri bulunmakta. Tanısını koymak bazen bir göz muayenesiyle bile mümkün olurken, bazen ise her türlü tetkikleri yapsanız bile tanı koyamıyorsunuz. Hastayı sürekli incelemeye başlıyorsunuz ve günün birinde hastalığının tanısı kendini gösteriyor. Bu hastalarımızla ilgili sürekli yurt dışında eğitim ve araştırmalara gidiyor kendi aramızda toplantılar yapıyor ve çeşitli kaynaklardan faydalanıyoruz. Araştırmalarımız uzun sürebiliyor hatta yıllar sonra üzerinde araştırma yaptığımız hastamıza tanı koyduğumuz olabiliyor. Engelli sayısının artması aslında farkındalıkla alakalı bir durum. Birde adı daha önce bilinmeyen hastalıklar var. Şimdi tedavi daha yaygınlaştı. Ölümlü doğum oranı azaldı, Ömürleri arttığı için engelli vatandaş daha çok görülüyor. Tabi doğumun şartları da eskiye göre düzeldiği için, yaşayan çocuk arttığı için, problemli doğumlar da arttığı için problemli çocukların da arttığını görüyoruz. Engelli doğan bir çocuğun tedavisi, engelli doğmasının sebebine bağlı olarak tanısını koyabilirseniz tedavisi yüzde 1 bile olsa iyileşebiliyor. Ama sebep bulamadınız spastik dediniz bu durumda ise yatalak olmaktansa kendi ihtiyaçlarını giderebilmek duruma getirebilecek tedavilerimiz mümkün. Yani konuşması, yürümesi, ellerini kullanması gibi. Bunun için çocuk nörolojisi, psikiyatrisi, gelişim uzmanı, fizik tedavi uzmanı, çocuk hastalıkları uzmanı, Fizyoterapist, sosyal hizmetler uzmanı gibi geniş bir gurubun beraberinde takibiyle tedavi sürecinin başlaması ve birlikte tedavi edilmesi gerekir” diye konuştu.

BAHARDA SABAH SAATLERİNE DİKKAT

Çocuk Nörolojisi Uzmanı (EEG) ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Meltem Uzun, “Bizim epilepsi hastalarımızın yazı, kışı, baharı yoktur. Genelde her mevsim her türlü hastalıkları yaşıyoruz. Çocuk uzmanlık alanında ise bahar aylarında, alerjik nezle, alerjik bronşitler, kurdeşen, ciltteki lezyonlara giden kaşınmalı hastalıklar çok yaygın görülmektedir. Bu aylarda özellikle hapşıran, öksüren, burun akıntısı, cildi kabaranlar varsa mutlaka neye karşı alerjisi olduğunu öğrenmek ve tanısının konulması için uzmanlara danışmaları gerekir. Bir kan testi bir cilt testi yaptırmalılar. Önerilerimiz ise özellikle sabah saatlerinde çok fazla dışarılarda bulunmamaları. Polenlerin en yaygın olduğu saat sabah erken saatlerdir. Pencereleri bile öğleden sonra açmalarını öneririm. Mikrobik hastalıkları da genelde kışın ya da bahar aylarında görmekteyiz diye konuştu.  Bedia BARAK



Gazete Bursa
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37

Brunson serbest kaldı
İzmir'de ev hapsinde olan ve bugün 4. kez hakim karşına çıkan ABD uyruklu din adamı Andrew Craig Brunson’ın,...

Haberi Oku