Sevgili okurlar, sizlere geçtiğimiz hafta Katar’ın başkenti Doha’dan seslenmiştim. Bu haftaki yazımda ise Uzak Doğu’dan Tayland Phuket’ten izlenimlerimi kaleme almak istiyorum.

Doha’dan Katar Havayolları ile 7 saatlik bir yolculuktan sonra Phuket Havaalanı’na vardığımız anda, sabah saat 06.00 olmasına rağmen, bunaltıcı sıcak ve nemli bir hava bize ‘merhaba’ dedi.

Uzun zamandır merak ettiğim ve görmek istediğim yerdi Phuket Adası.

Hint Okyanusuna açılan Andaman Denizi’ndeki, bir birinden muhteşem adaları, turkuaz renkli koyları ve adeta el değmemiş sahilleri, canlı, renkli ada insanları, bir birinden ilginç tropikal meyveleri ile tüm dünyanın yakından tanıdığı Phuket’te, dolu dolu bir hafta geçirdim.

Deniz ürünleri ağırlıklı zengin Tai Mutfağı, her ne kadar damak tadı bizlere hayli uzak olsa da, tüm dünyadan akın akın gelen ziyaretçiler için hayli ilgi çekici görünüyor.

İstedikleri her tür deniz ürününün canlı canlı görülüp seçilebiliyor olması, Tai mutfağına ilgiyi daha da arttırıyor.

70 küsur milyon nüfusuyla Uzak Doğu’nun önde gelen ülkelerinden Tayland’a bağlı olan ancak iç işlerinde özerk bir yönetimle idare edilen Phuket’te genelde kent merkezinde konaklama yapılıyor, ünlü adalara da turlarla gidiliyor. Adaların sessiz sakin atmosferini tercih edenler de, tam tersini uyguluyor.

Her güzelin bir kusuru var derler ya, Phuket ile ilgili ilk şoku havaalanından kent merkezine giderken yaşadım.

Yıpranmış yollar, zor akan trafik, caddelerin, sokakların temiz olmayışı, konutların, evlerin birçoğunun döküntü bir görüntü sergilemesine şaşırmadan edemiyorum.

Hele bir elektrik sistemi var ki, evlere şenlik.

Hiç abartmıyorum, sanki her binaya ayrı ayrı elektrik kabloları çekilmiş ve Phuket caddelerinde gerçekten salkım saçak görüntüler oluşmuş. Buna cadde ve sokaklarda gördüğünüz çöp yığınları, pislikler ve duyduğunuz acayip bir kötü koku da eklenince, ilk anda hayal kırıklığına uğramıyor değilsiniz. Bir yandan Phuket bu haliyle nasıl turizm cenneti olmuş diye düşünürken, bir yandan da, ister istemez oluk oluk akan turizm gelirlerinden şehrin alt yapısına neden kaynak aktarılmıyor diye de aklınızdan geçiriyorsunuz.  Allah’tan hemen bir gün sonra, cennetten bir köşe olan adaları gördüğünüzde neyse ki içiniz açılıyor.

En başta gelenin esas adı Khao Phing Kan Adası ama bütün dünya onu James Bond Adası olarak biliyor. Çünkü ünlü Hollywood yıldızı, 1974 yılında burada ‘Altın Tabancalı Adam’ filmini çekmiş. Filmle birlikte hem Tayland, hem Phuket hem de Ada’nın turizmi adeta patlamış. Gerçekten de tek kelimeyle muhteşem olduğunu gördüm.

Phi Phi diye bilinen ada ise James Bond adası gibi Phuket’in yine sinema sayesinde ün yapmış bir diğer adası. Bu adayı da günümüz starlarından Leonardo Di Caprio, 2000 yılında izlenme rekorları kıran “Sahil” filmiyle dünyaya tanıtmış. Ambians ve çekicilik açısından James Bond Adası’nın bir kaç adım önde olduğunu söyleyebilirim.

Bu iki ada başta olmak üzere Phuket’in hiç abartısız yüzlerce adası, turistlerle dolup taşıyor.

Bu ilginin en önemli nedeni, dünyanın birçok ülkesinin soğuktan kırıldığı bu kış aylarında, burada havanın 30-33 derecelerde seyrediyor olması.

Phuket’in taksilerine Tuk Tuk deniyor. Hepsi rengarenk ve gerçekten çok sevimli. Bu araçlar, kentin simgesi olmuşlar ve ziyaretçiler kent içi gezilerini, bu keyifli araçlarla yapıyorlar.

Bu arada alışverişin kalbi de kent merkezinde atıyor. Taylandlı esnafın hepsinin cebinde bir hesap makinesi var. Fiyat sorduğunuzda fiyatı yazarak size gösteriyor. Almayacağınızı anladığında hesap makinasını size uzatıp, fiyatı sizin belirleyip yazmanızı istiyor. Size söylenen fiyatı neredeyse dörtte birine kadar indirebiliyorsunuz. Bu ilginç pazarlık usulü buralarda adeta akışkanlık olmuş.

Big Budha Anıtı ziyareti, Maymunlar, Filler, Kaplanlarlar ve yılanların bulunduğu doğal tabiat alanları turları, yöreye özgü yer fıstığı fabrikası gezileri, katamaran gezileri Phuket’te yapılabilecek olan diğer belli başlı aktiviteler olarak notlarımız arasına girdi.

Bir kadın olarak da üzüntümü belirtmesem olmaz. Phuket’in bütün bu güzelliklerini gölgeleyen gece hayatında ise kadınların bu denli istismar ediliyor olması gerçekten yürek yakıcı görüntüleri ortaya çıkarıyor. Keşke Phuket sadece doğa ve deniz turizmiyle cennetten bir köşe olarak anılabilseydi.

Sevgili okurlar,

Bu hafta da sizlere binlerce kilometre uzaklardan seslendim.

Her zaman olduğu gibi hepinize sevgi dolu bir hafta diliyorum. 



Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37

banner36