izmir araç kiralama
 Sevgili okurlarım,
Yasaklı günlerin bizleri çok şeyden mahrum bıraktığını kabul ediyorum.
Özellikle özgürlüğümüzün zorunlu olarak kısıtlanmış olmasıyla birlikte, içimizin daraldığı, gerçekten çok sıkıldığımız anlar da oluyor.
Ama bu durum, günlük hayatta yapmak isteyip de yapamadıklarımızı gerçekleştirmenin fırsatını da sunuyor.
Bu yönden baktığımızda bazı olumlu taraflarını da gördüğümü söylemek istiyorum.
Örneğin geride bıraktığımız 4 günlük yasak süresini fırsat bilerek soluğu köyümüzde almak istedik ve öyle de yaptık.
Mustafakemalpaşa benim atalarımın memleketi. Büyükşehir Kanunu’nun yeniden düzenlenmesiyle birlikte bütün köyler gibi benim köyümün adı da “Yamanlı Mahallesi” oldu.
Ancak ne yalan söyleyeyim dilim bir türlü alışmadı ve ben halen daha “Benim Güzel Köyüm” demeyi tercih ediyorum.
İşte bu yasaklı günlerde hayatın üç mucizesi toprak, su ve temiz hava ile buluşmayı tercih ettik, iyi ki de etmişiz.
Şu korona belasının dünyada en önemli şeyin tarım ve gıda olduğunu bütün insanlara bir defa daha gösterdiğine, kendi köyümde de tanık oldum.
Çok önemli sandığımız maddi değerlerin aslında o kadar da mühim olmadığını, toprağın su ve havayla birleşmesiyle yerden adeta fışkıran mucizelerin, insanlar için en kıymetli şeyler olduğunu gördüm.
Gerçek alın terini, kavurucu güneşin altında hayatını kazanan çiftçilerin akıttığını, bütün insanlık için en kıymetli ürünleri köylülerimizin, üstün çabalarla ürettiklerini gururla izledim.
Bu süreçte hep birlikte gördük ki, tarım insanlık için çok ama çok önemli.
Toprak ana da bu konuda oldukça cömert.
Hayatta kalabilmemiz için sağlıktan sonra en önemli unsur, en gerekli kaynak tarım ve onun ana maddesi toprak.
İnsanoğlu ilk çağlardan bu yana toprak ile iç içe olmamış mı?
Toprağı işleyip karnını doyurmamış mı?
Toprağa ektiğiniz küçücük tohumlar size kucak dolusu mahsül, sebze & meyve olarak dönmüyor mu?
Tıpkı mevsimler gibidir insan, gülerken yaza, sevinirken ilkbahara benzer.
Aynen toprak da bizim mutluluk kaynağımız aslında.
Toprak ana her koşulda bizleri bağrına basmaya hazır çünkü toprak her mevsim cömerttir ve tıpkı hazine dolu bir sandık gibidir aslında.
Bin bir çeşit şifa kaynağı bitkilerden, besin kaynaklarımız sebze ve meyvelere kadar; bunun yanı sıra birçok madenden, petrole kadar her şeyi bağrında saklayıp bizlere sınırsızca sunuyor.
Belirsizliğin had safhada olduğu şu süreçte, kimse teknoloji demiyor, markaların peşinden koşmuyor, şu marka çantayı mı alsam ya da hangi deri ayakkabıyı giysem demiyor.
Herkes temiz hava, steril ortam yer arıyor.
Bu süreçte hepimizin tatil anlayışı bile değişti, kimse beş yıldızlı otellerden rezarvasyon yarışına girmiyor, bunun yerine herkes doğal ortamlar arıyor.
O nedenle salgın sonrası doğa turizmi revaçta olacak, kırsal yaşam tarzının yıldızı parlayacak mesela...
Bahçeli tatil evleri, içinde ekolojik tarım da yapabilecekleri köy konakları, bağ evleri gibi doğayla iç içe olabilecekleri ortamlar, yeni yaşam alanları olarak tercih nedeni olacak, durum onu gösteriyor...
Bu haftalık da bu kadar, mutlu bir haftasonu dileğiyle sevgiyle kalın...
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner50

banner37

banner36