Bu cümleyi bilmeyeniniz var mı?

Okul yıllarında sıkça duyulan, yakıştırılan bir cümledir bu. Çok çalışan ve her zaman iyi not alan öğrenciye verilen bir lakap.

Bill Gates in gençlere önerilerinin bir tanesi şuydu: “İnek arkadaşlarınıza iyi davranınız. Bir gün onların çalışanı olabilirsiniz.”

Çocukları tembel ya da çalışkan diye ayırırız. İlerdeki yıllarda kimin nerelerde olacağını kim bilebilir ki.  Her birey farklı bir potansiyel taşır, farklı bir potansiyel ile doğar... Gerçek olan herkesin birbirinin yeteneklerine,  yaptığı işe; kısacası herkesin birbirine ihtiyacı olmasıdır, yaptığı ürettiği iş ne olursa olsun. Kimi beden gücüyle kimi beyin gücüyle iş hayatında yerini alır. Lokomotif misali her insana, her mesleğe ihtiyaç vardır. Amele diye küçümsenen meslek aslında inşaatta, yapım, onarım, boya, badana, fabrika ve günlük hayatta çok önemli ve zor bir iştir. Bir mimar, bir mühendis bir inşaatta ne kadar önemli bir konumda ise bir amele de aynı önemli konumdadır. Mobilya imalatçı ile montajcısı ve taşıyıcısı, nakliyesi, bunun satış elemanı bir koordine ile bu işi yürütür ve hepsi çok önemli konumdadır.

Aynı insanlardan, aynı çevreden öğreneceğimiz şeyler yaşantımızda otomatikleşir ve her şey aynı kalır. Beynimiz ne kadar farklı şeyler görür, farklı şeyler duyarsa o kadar gelişir.  Bakış açımız, muhakeme yeteneğimiz, davranışlarımız geniş bir yelpaze kazanır. Daha kolay çözüm üretiriz, tekrar tekrar deneyimleşmek kalıcı bir öğreti sağlar. Öğrendiklerimizle yaşam daha kolay hale gelir.

Öğrenmek ise okul yıllarında başlar. Her zaman söylerim köy enstitüleri eğitimde en başarılı sistemdi ve tekrar aynı sistemin müfredata konulması gerekir. Çünkü artık ülkemizde usta yetişmiyor. Herkes patron olma hayali görüyor. Herkes müdür olmak istiyor. Masa başı, dolgun maaş, az iş gücü isteniyor. Ama öyle bir hayat yok. Üretmeden tüketen bir toplum haline geliyoruz. Bu düşünce ve istekler nedeniyle işsizlik aldı başını gidiyor. Üretim azaldıkça, dış ülkelerden açığı kapatmak çabası iş alanlarının azalmasına neden oluyor. Oysa çocuklarımız her iş alanını okul çağında görüp, öğrenip hangi alanda yetenekli olduğunu keşfedebilse, sevdiği ve becerebildiği alanlarda çalışma hayatına atılsa bu duruma gelmezdik. Bu kadar dışarı bağımlı ülke olmak yerine üreten bir ülke yolundaki hedefimizi yükseltebilirdik.

Bunun yanında görüyordum ki kitaplarda ders olarak öğretilen onca güzel şeyler çocuklara yaşatılmıyor, bunu öğretenler de bu öğretilere uygun davranmıyorlar. Oysa sadece iş alanında değil normal hayatımızda da öğrenecek o kadar çok şey var ki. Bizler ne yapıyoruz Sınıfın düzenini bozduğuna inanılan çocuğu kazanmak yerine dışlamayı tercih ediyoruz. Yaramaz damgasını vuruyoruz... Hep diyoruz ya bir şeyi öğrenmenin en etkili ve en kalıcı yöntemi yaşamak, yaşatmak, kısaca deneyimlemektir. Çocukları sadece ezber yapmaya, test çözmeye zorluyoruz. Onları kazanmak yerine kaybediyoruz. Bilgisayar, telefon bağımlısı gençlik yaratıyoruz. Her şeyi yerinde öğrenmelerini sağlasak... Şöyle çimler üzerinde oturarak bir ders geçirip doğanın enerjisi ile güzel ortamlar sağlasak. Piknik, sosyal aktiviteler, folklor, tiyatro, geziler ve iş alanlarını yerinde görüp öğrenmeleri için imkanlar sağlasak olmaz mı? Sadece kitaba, teste bağlı eğitim ile bu çocuklar hayatı nasıl tanıyacaklar.  Kitapta yazılanlar sadece iyi not almak, sınıf geçmek için ezberlenip geçiliyor. Sosyal varlıklar olarak biz insanlar bir arada yaşayarak, birbirimizden ve özellikle bizden farklı olandan çok şey öğreniriz. Bu fırsatı çocuklarımıza sunmak bizim görevimiz. Sürekli sınavlarla oynayan yetkililer biraz empati yaparak çocukların gelecekleriyle oynamaktan vaz geçseler.

Sevgiyle ilerleyin...

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37