Merhaba,

Bir önceki yazımda, Karl Marx’ın insan, toplum ve ekonomi ilişkisi içindeki görüşlerini sizlerle paylaşmıştım. Dünyanın yönetim şekillerine örnek olan bir kişilik gibi göze çarpan Karl Marx, Marksizm’in kurucusu olarak kabul edilmektedir.

Rusya’nın uyguladığı Komünizm modeli de Karl Marx’ın örneğidir.

1980 yılında 24 Ocak Kararları ile Karma Ekonomi Modelinden Serbest Piyasa Ekonomi Modeline geçen Türkiye Cumhuriyeti Devleti Turgut ÖZAL ile piyasanın ekonomik yönetimini ve denetimini bizzat piyasa koşullarının çalışma alanı içine dahil etmişlerdir.

Serbest Piyasa Ekonomi Modelinde Marx’ın görüşlerine göre, sömürülen işçi sınıfının birleşerek zorunlu görevi olan devrimini gerçekleştirmesi ideali mevcut durumlar dikkate alındığında mümkün gözükmemektedir.

O halde, tarihsel süreç içinde sınıfsız bir toplum ideali görevi olan Marksizm bu idealini gerçekleştirmenin komünizm ile mümkün olamayacağını fark edip görevini yerine getirmek için stratejisini mi? Değiştirmiş olabilir. Kapitalimin mutlak egemen gücü karşısında gerçekleştiremeyeceği devrimini yeni bir strateji ile bizzat kapitalizmin egemen gücü içine dahil olarak demokratik yönetim biçimleri içinde sosyal devlet anlayışı içinde sınıfsız bir toplum oluşturma idealini eşitlik temel ilkesi çerçevesinde kendine yaşama ve varlık alanı mı? Oluşturmayı hedefleyerek kaleyi içten mi? Fethetmeyi amaçlamaktadır.Marksizm’e göre sınıf savaşımlarının belli bir aşamasında egemen sınıf diğer sınıf tarafından alt edilecek ve iktidarını kaybedecekse bu değişim beraberinde çıkarları egemen sınıftan farklı olan yeni bir sınıf üretmektedir.

Marksizm; “Sınıfların ortaya çıkışından itibaren, tarihi, sınıf savaşımlarının tarihi olarak anlamak gerektiğini”…“İlkel toplumdan feodalizm ve kapitalizme geçildiğini, bu geçişleri sağlayan itici gücün maddi ekonomik yapıya bağlı olan sınıflar arasındaki savaşım olduğu “ifade etmektedir.

İlkel toplumdan günümüz modern topluma kadar olan uygarlık gelişim aşamaları bugüne ışık tutmaktadır.  Tarihsel sürç içinde, ekonomik yapının itici gücü ile sınıflar arasındaki görev dağılımın belirlediği ve belirlenen bu görev dağılımında ekonomik gücü elinde bulunduran gücün, her zaman iktidara geçtiğini görmek mümkün. Sınıf savaşımlarının iktidarı belirlemede ekonominin ne kadar önem arz ettiğini ve tarihsel süreç içinde de önem arz edeceğini göstermektedir.

Marksizm’e göre proletarya da ise, “sınıf kendi varlığını da ortadan kaldırmakta bulur “

“Sınıflı toplumu sona erdirmek, Marks'ın proletaryanın maddi-toplumsal yapıdan kaynaklanan zorunlu bir görevi” ise proletarya maddi toplumsal yapıdan kaynaklanan zorunlu bir görevi olan sınıfsız toplum oluşturma ideali nasıl olacaktır?

Sınıfsız bir toplum oluşturmak için iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan proletarya gerçekleştirmesi gereken zorunlu görevi için, iktidarı elinde bulunduran egemen sınıfı, iktidardan indirmekiçin devrim gerçekleştirmesi gerekiyorsa, iktidara geçtikten sonra da zorunlu görevi gereği sınıfsız bir toplum oluşturma ideali için elinde bulunan iktidarı nasıl? Ve ne* şekilde kime?, kimlere? Devredecektir. İnsanlık uygarlık gelişim aşamalarında iktidarı elinde bulunduran egemen güçlerin elinde bulundurduğu iktidarı bir amaç için gönüllü olarak devrettiği görülmüş müdür? Yada bundan sonraki tarihsel süreç içinde görülebilir mi?, görülmesi mümkün müdür?.   

“ Çağdaş toplumlarda "sınıf"ın egemen bir tabakalaşma biçimi olduğu kabul edilmekte” olduğuna göre bu egemen tabakalaşma biçim sınıfsız bir toplum oluşturma idealini kendine zorunlu bir görev olarak kabul eden Marksizmin uygulama alanında hayat bulmasını nasıl sağlayacaktır?

Tarihsel süreçler dikkate alındığında Marksizmin düşünce olarak hayat bulması dışında pratikte uygulama alanında ekonomik güçler karşısında sömürülen işçi sınıfı hareketinin birleşerek gerçekleştireceği bir devrimle iktidarı ele geçirerek zorunlu görevini gerçekleştirmesi mümkün gözükmemektedir.

Marksizm pratikte hayat bulması tarihsel süreç dikkate alındığında sınıfsız toplum oluşturma ideali mümkün değildir.

“Aynı ekonomik durumdaki birey ve ailelerin toplanması"olarak kabul edilen sınıflar pratikte zorunluluklar sonucunda ekonomik temelli tabakalaşma meydana getirdiğine göre

Marksizm nasıl olurda bu ekonomik temelli tabakalaşmaları bertaraf ederek sınıfsız bir toplum oluşturma idealini gerçekleştirmeyi amaçlamıştır. Bu ideal doğal hayatta mümkün gözükmemektedir.

Nasıl olurda Marx gibi bir düşünce adamı doğal hayatın gerçek kurallarını görememiştir ya da göz ardı etmiştir. Unutulmamalıdır ki doğal hayatı belirleyen ideal düşünce değil,  gücün bizzat kendisidir. Doğal hayatta belirleyici olan güçtür.

"Toplumsal sınıf, toplumda servet, eğitim ve mesleksel statü bakımından aşağı yukarı benzer durumda olan insanların diğerlerinden ayrılması” ise Marx nasıl olursa toplumsal sınıfları oluşturan topluluk üyeleri arasındaki servet, eğitim,meslek ve ekonomik seviyelerini dikkate almadan sınıfsız bir toplum oluşturma idealini bir öngörü olarak projelendirmiştir.

"Kültür,gelenek ve alışkanlıklarla" ilişkilendirilen toplumsal sınıflar dünya üzerinde sınıfsız bir toplum oluşturmanın tarihsel süreç içinde farklı kültür,dil,din,ırk,alışkanlıklar ve farklı bakış açılarının olduğu bireylerin var olduğunu dikkate aldığımızda mümkün gözükmemektedir.

 

“Kalın felsefeyle”

 

Devamı var,,

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37