Türkiye’de bir gerçek var. Yapı stokumuzda ciddi sıkıntılar var. Hele 1976 yılı yönetmeliğine göre inşa edilen ve 2 bin yılına kadar devam edilen inşaat ruhsatlanmasına göre, ruhsatlı olsalar bile inşaatların kentsel yenilemeye tabi tutulması kararı alındı.

Bu durumda, ülkemizde ve özellikle de Bursa’da kooperatifler aracılığıyla yapılan pek çok binanın eski yönetmeliğe göre inşa edilmesiyle yenilenmesi zorunluluk haline geldi. Binaların içinde oturanlar ise, genelde emekliler. Çünkü, çalışırken, özel ihtiyaçlarından vaz geçip dişlerinden artırdıkları paralarla kooperatif aidatları ödeyip ev sahibi oldular.

Belki de bu kazanımların onların ömürleri hayatında görüp görebilecekleri en büyük hayalleriydi. Bir şekilde zorlandılar ama hayallerine sahip oldular.

Kooperatif usulüyle yapılan mahalleler, siteler, apartmanlar, etrafındaki yeşil alanlar, sosyal donatı alaları, okullara, sağlık ocaklarına, çarşıya, pazara yakın olmaları nedeniyle de cazibe merkezi gibi oldu. İnsanlar, emekli olduklarında tam rahat edip, emeklilik yıllarını huzur içinde yaşamayı arzu ederken, kentsel yenileme kararlarıyla karşı karşıya kaldılar.

Bu konuda her kafadan sesler çıkar oldu. İnsanların kime inanıp kime inanmayacakları tartışılırken, kentsel yenileme için destek ve mali kaynaklara ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Çünkü, emeklilerin evleri barkları yıkıldıktan sonra yeniden yapılacak evler için para ödeyecek ne güçleri nede tahammülleri var.

Tabi, kentsel dönüşüm ve halkın menfaatleri doğrultusunda formüller aranırken Bursa Büyükşehir Belediyesi, hak sahiplerine mali kaynak ve destek olunması amaçlı olarak yüzde 0.50 emsal artışıyla kentsel yenileme çalışmalarının startını verdi.

İşte burada, siyaset ortaya çıktı.

Çünkü, kentsel yenileme projeleri bir biri ardına başlarken, Büyükşehir Belediyesine muhalif Nilüfer Belediyesi, bölgedeki rantın kendi inisiyatifiyle değil de Büyükşehir Belediyesinin inisiyatifiyle belirlenmekte olduğunu fark edince hemen karşı atağa geçti. Araya, kendi ideolojisiyle bir olanları sokup davalar açtırdı. Bu esnada, yardımcısı kentsel dönüşüm projelerine imza atıp cebini doldurmaya devam etti.

Tezatlıklar var ama, ticaret ile siyasetin iç içe geçtiği Nilüfer ilçesinde bizler senelerce yapılan işlerin yapanın yanına kar kalan neticeler doğurmasına alıştık artık. Muhalefet ile iktidarın el ele kendi çıkarları uğruna kentsel dönüşüm projelerime hep beraber imza attıktan sonra birbirlerine düşman gibi davranmalarını görünce inanın söyleyecek söz, yazacak kelime bulamadık.

Neyse ki, son 15 gündür İdare Mahkemesi’nin verdiği bir kararla sadece bir tek projesi durdurulan, sanki hepsi durdurulmuş gibi gösterilmek istenilen kentsel dönüşüm inşaatlarının akıbetleri konusunda da belirsizlik yaşanıyor. En fazla sıkıntıyı ise evleri yıkılan vatandaşlar çekiyor. Kimi görseler, “ne olacak bizim halimiz?” diye soruyorlar.

Nilüfer Belediyesinin yaptığı açıklamalara göre, kentsel yenileme projelerinden yüzde 0.50 emsal artışı kullanılmasın. Vatandaşlara kredi verilsin. Vatandaş kendi evi için bir daha yeni bir ev parası kadar borç/ kredi altında ezilsin isteniyor.

Büyükşehir Belediyesi, yüzde 0.50 emsal artışının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kanalıyla kendilerine verilen yetki ile kullanıldığının mahkemece dikkate alınmadan karar verildiği için yargıda ortaya çıkan kanunlar mı, yoksa ideolojik tercihler mi iddialarının ayıklanmasını bekliyor.

İşin özü, siyasi kimlik taşıyanlardan bazıları bulundukları koltuk gücüyle kentsel dönüşüm projelerine imza atmak, paraları alıp ceplerine koyabilme adına çabalarken, iş ortakları ve aynı partili belediye ise kentsel dönüşüm savaşı veriyormuş gibi bir izlenim gösteriyor. Arada, akademik odalarda nasibini alıyorlar. Aslında, konu çözümlenmeyecek bir olay değil. Halkın istekleri ve halka zarar verilmeden kentsel dönüşüm yapılmasına kim karşı çıkabilir ki?

Konuya bu açıdan bakıldığında, istenilen diğer faktörlerin ve ortaya çıkar sıkıntıların çözümlenmesi gayet basit formüllerle yapılabilir. Bu işi kör düğüm haline getirmek, kentsel yenilenmeyi geciktirmek, belki de olası bir depremde o binaların altında kalan insanların ölmesine neden olabileceği düşüncelerini de unutmamak gerekir.

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner35