Marka tescili yaptıran kişiler veya şirketler bu tescilleri ürünlerinde veya hizmetlerinde kullanırlar. Gelen tescil belgesi ince bir karton üzerine basılmış ve bir kağıt olarak değersiz olmasına karşın hukuk önünde bir gayrimenkul gibi işlem görür. Bir arabanın sahibi vefat ettiğinde araba nasıl mirasçılarına geçiyorsa marka tesciline de aynı işlem uygulanır. Marka yenilendiği sürece mirasçılara aktarılarak koruması devam eder. Bunun gibi marka tescilleri başkasına satılabilir veya kiralanabilir.
556 sayılı K.H.K‘nin 15. maddesinde -Tescilli bir marka, başkasına devir edilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu olabilir, rehin edilebilir. Rehin hakkı bakımından Medeni Kanunun rehin hakkına ilişkin hükümleri uygulanır- denilmektedir.
Bununla ilgili yine 16. maddede devir şu şekilde açıklanmıştır; -Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir. Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini kapsar. Bu hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan yükümlülük halinde uygulanır. İkinci fıkra hükmü hariç olmak üzere, bir markanın devri, mahkeme kararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler hükümsüzdür. Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı, kalitesi veya markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya düşürebilecek nitelikte ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı bir hale getirilmesini kabul etmediği takdirde, devir işlemi Enstitü tarafından yapılmaz. Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya düşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka marka tescillerinin bulunması halinde, bu markaların da devredilmesi şarttır. Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır. Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.-
Ayrıca 17. maddede; -Marka sahibinin izni olmadan onun ticari vekili veya temsilcisi adına marka tescil edilmesi halinde, ticari vekil veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa marka sahibinin söz konusu tescilin kendi lehine devredilmesini isteme yetkisi vardır- denilmektedir.
Bu maddeler kapsamında marka devrini değerlendirecek olursak, markaya kapılan yatırım satışı da gerçekleştirilebilir olduğu için kıymetli bir yatırımdır. Özellikle marka değeri belirlenen ve aynı belgeye sahip olmasına ve aynı bedelle tescil edilmiş olmalarına rağmen markaların satış değerleri birbirinden farklılıklar gösterilebilir. O yüzden yapılan tüm yatırımlar aslında marka üzerine yapıldığından ve onun değerini artırdığından tescil için ödenen bedeller düşük maliyetler olarak bakılmalıdır.
İşletmenize yaptığınız her yatırımın markanızı büyüteceğini unutmayın.
İyi haftalar dilerim…
Yorumlar