Sosyal medyanın her geçen gün daha fazla kullanılması, topluma zarar verdiği gibi bir o kadarda gizli kalacak olayların kamuoyuna taşıyan önemli bir araç olduğunu görmekteyiz.

Sosyal medyanın gerektiği şartlarda ve şekilde kullanıldığında emin olun ki faydalarını daha fazla göreceksiniz. Bugün ulusal/uluslararası medya kuruluşları, Siyasi partilerimiz, liderlerimiz, belediye başkanlarımız, sanatçılarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, kurum ve kuruluşlarımız sosyal medyanın tüm nimetlerinden yararlanan öncelikli yapılardır.

Dediğim gibi iyi kullanıldığında her bilgiye doğru bir şekilde ulaşmak mümkün olduğu gibi ve hatta gizli tutulmaya çalışılan hiçbir şey ise gizli kalmamaktadır. Yaygın medya araçlarına göre daha hızlı, daha güvenilir bilgi araçları olarak görmek mümkün. İşte yazıma tam bu noktadan giriş yapacağım.

Bugünlerde ülkede ve dünyada ne olacaksa ilk adımlarını sosyal medya da ile duymaktayız. Bu araçları kullanarak ülkemiz başta olmak kaydıyla dünyanın ne hale geldiğini ve gelecekte ise bizi nelerin bekliyor olduğunu da fark edeceğimiz alanlar haline dönüşmüştür.

Geçtiğimiz gün Orduda bir sel felaketi oldu ve ilk haberler diğer felaketler gibi ilk önce soysam medya aracılığı ile öğrendik.  İlk görüntüler vatandaşın çektiği videolar ve resimler ile kamuoyuna duyuruldu. Tabi bu görüntüler ile birlikte sosyal medya kullananlar; yanlış yapılmış deniz dolgularını, yanlış HES projelerini, insanlığın durmaksızın dünyayı kirletiyor ve zarar veriyor olduğunu ve artık altyapıların kaldırmıyor olduğu gibi birçok benzer şeyi öğrendik. Tabi bu bilgiler ışığında dünyayı daha kötü zamanlar beklediğini de öğrendik.

Bunları bu şekilde öğrenmenin yerine başta ulusal medya araçları olmak üzere olup bitenlerin olduğu gibi vatandaşlara ulaştırılması gerektiğini düşünmekteyim. Ancak bu kadar sosyal medya görüntüsünün olmasına rağmen ulusal medya kuruluşları olayları birilerin isteği doğrultusunda kesip-biçiyor ve öyle servis ediyor. Hiç istenmeyen bir durum ne yazık ki ama olaylar böyle sunuluyor. Buna karşılık olarak Sosyal medyada ise genelde yalın haberler yaparak bilgiyi daha doğru sunuyor.

Ordu felaketinde gördüğümüz ve önemsememiz gereken konu,  iklim tamamen değişti ve doğa bu değişimi kabul etmediği için insanlıktan intikam almaya devam edecek. Doğanın bu intikamından daha az zarar görmek için ise kısa vadede insanı koruyacak tedbirler alınmalı ve uzun vadede de doğayı sakinleştirmek için iyileştirmeler yapmak gerektiğini öğrendik.

Öğrendik değil mi?

Yine sosyal medya araçları aracılığı ile gündeme gelen başka bir konu ise kadına ve çocuğa yapılan tacizler… Ne kadar çok sapığın olduğu bir ülkede yaşıyormuşuz.  Ne kadar çok vicdanları körelmiş ve bir o kadar cani insan varmış. Tabi birde yaptıkları hep yanlarında kalıyormuş…

Otobüslerde, spor kulüplerinde, öğrenci yurtlarında, iş yerlerinde, çocuk parklarında, daha sayabileceğimiz birçok yerde kadınlar ve çocuklar tehlike altındaymış. Resmen ateşe atılmışlar ve hiç kimse zarar görmüyormuş. Bunların bu kadar yaygın olduğunu yine sosyal medyada gördük. Görmek dediysek birçok gizli çekimle kamuoyuna sunuldu. Hem de bunları o tacizleri yaşayan kişiler koydu. Toplumun geldiği duruma bak ve bugüne kadar yaygın medya araçlarımız bu olayları yansıtmıyordu. Düşündürücü bir durum değil mi?

Açıkçası bu kadar çok ahlaksız ve vicdansız insan müsvettesi ile birlikte yaşıyor olmaktan hiç hoşnut değilim. Tabi bu hoşnutsuzluğumun yanında, adaleti bu adi suçlulara verdiği küçük cezaları ise midem almamaktadır.

Geçmişte yaşanan olayları bir hatırlayalım, kimler kimlere taciz ediyor ve kimler kimlere göz yumuyor tabi birde yapılan ahlaksızlara ne kadar caydırıcı cezalar veriliyor? Bu olup bitenler ışığında sessiz kalmamak gerektiği gibi benzer olaylar olduğunda ifşa yöntemi kullanarak toplumda farkındalık oluşturmak gerekmektedir.

Ama tekrar belirtiyorum ki ifşa etmek şart!

Sosyal medyanın en aktif kullanıldığı alan ise siyasettir. Türkiye’deki ve dünyadaki siyaseti resmen sosyal medya verileri şekillendiriyor. Bunu derken de hiç abartmadığımı açıkçası söylemem gerekir. Bir bakın geriye doğru. Dünya liderleri, bir araya geldikleri toplantılarda, dünya barışına vurgu vururken, yeni iş birlikleri için imzalar atıyor ve birbirlerine sözler veriyorlar. Sonra bir bakıyorsun liderin bir, sosyal medya araçlarını kullanarak bir mesaj yayınlıyor, sonra ise olan oluyor. Bu mesaj üzerine ilgili tüm kişiler kritikler yapıyor, yeni mesajlar yayınlıyor derken toplumun büyük bir kısmı politize oluyor. Hem de nasıl politize olmak… Diplomatik dil dâhil, birçok hakaret dili kullanıldığı gibi, topluma da toplumsal ayarlar çekiliyor.

Sosyal medyanın ülkemiz üzerindeki etkisine gelecek olursak, kısa bir süre önce seçimler yapıldı. Seçim öncesi, seçim sırası ve seçim sonrası siyasilerin tamamı neredeyse birbirlerini yok etmek amaçlı paylaşımlarda bulundular. Neredeyse hiçbiri birbirlerini iyileştirmek adına bir dil kullanmadı.

Tabi siyasi liderlerin yaptığı paylaşımlarla gaza gelen seçmen ise holigan tutumu ile birbirlerine hiç olmadık söylevlerde bulundular. Ama unuttular ki yarın birbirleri ile baş başa kalacaklar ve birbirlerin yüzüne bakacaklar!

Ne üzücü değil mi? Birbirimizi siyaset üzerinden yok ediyoruz hele birde sosyal medya aracı kullanarak. Gerçekten bize çok yazık!

Ne kadar çok kirli olduğumuzu ve kirlendiğimizin en büyük göstergesi yine sosyal medyadır. Dünyayı, ülkemizi ve insanlığımızı yok etmek için el birliği ile çalıştığımızı açıkçası sosyal medya bize gösteriyor. Bize bu denli ne olduğunu ise anlamış değilim. Ne oldu da bu kadar kirlendik? Ne zaman bu denli insanlık düşmanı olduk?

Sorulacak çok soru var ancak bilmemiz gereken temel bir konu var oda gelecek nesillere kötü bir dünya bırakıyor olmamız.

Siz siz olun iyileştirmeler yapmak için küçük adımlar atın.

Siz siz olun dünyanın ve insanlığın iyileşebileceğini unutmayıp umudunuzu hep diri tutun.

 Ama yine bilin ki biz böyle yaşamaya devam edersek hem insanlığı yok edeceğiz, hem de dünyayı yok edeceğiz. Ne yazık ki tüm göstergeler öyle.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37