SAĞLIK:
Gümüş İğnelerin Gücü Adına! 'AKUPUNTUR”

Ø  Aslen Uygur Türklerinden olan ve Çin Halk Cumhuriyetinde Tıp Fakültesi mezunu olan Dr. Mehmet Ömer Can, 30 yılı aşkın süredir Bursa’da Akupunktur tedavisi yöntemiyle binlerce hastayı tedavi etti. Akupunktur konusunda daha açıklayıcı bir haber için arkadaşımız Adnan Alp, Dr. Can ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi.

 

Ø  Akupunkturda belge ve bilginin önemini vurgulayan Dr. Can, Migren tedavisinde %100 lük başarıyı anlattı. Ayrıca çocuklarda bağışıklık sistemini güçlendiren Kan Aşısının bir gün mutlaka kabul edileceğini iddia etti. 

 

Uzun seneler önce alternatif tıp olarak görülen Akupunktur artık bilimsel bir tedavi yöntemi olma yönünde çok ciddi adımlar attı. Bursa’mızda bu tedavi şeklini 30 yılı aşkın süredir hekim olarak sürdüren Dr. Mehmet Ömer Can, yaptığımız röportajda çok önemli bilgiler iletirken bilinmeyen konulara da açıklık getirdi.

 

A. ALP : “Sayın Can öncelikle sizleri tanımak isteriz”

Dr. Mehmet Ö. Can : “ Ben aslen Uygur Türklerinden bir ailenin çocuğu olarak Çin’de doğdum ve eğitimimi Çin’de tamamladım. Tıp Fakültesinden Dahiliye Uzmanı olarak mezun olduktan sonra Akupunktur üzerine yeniden bir eğitime tabi oldum. Şu anda 50 yıllık hekim olarak hastalarımı tedavi ediyorum”

 

BURSA’YA 1987 YILINDA GELDİM ve HALEN AYNI ADRESTEYİM

“1980li yıllarının ortalarında bölgenin sıkıntıları ve Türkiye özlemimizden 1987 yılında eşim ve çocuklarımla Bursa’ya geldim. Elbette zorluklar çekmedik değil çünkü dış ülkelerde mezun olanlarda her zaman karşılaşılan diploma denklik sorunu yaşadım. Ama çok şükür hepsini aştık ve 1987 yılında geldiğim Bağlarbaşı Mahallesindeki adresimde halen hastalarımıza hizmet veriyorum. En küçük kızım Rena Sali’de asistanlığımı yaparken aynı zamanda Akupunktur konusunda tecrübe edindi. Diğer çocuklarım farklı alanlarda da olsa bizlerle birlikteler”

 

A. ALP : “Peki Mehmet Bey, şimdide bizlere Akupunktur nedir ne değildir anlatır mısınız?”

Dr. Mehmet Ö. Can : “Akupunktur dediğim gibi 5 bin yılı aşkın olarak kullanılan Gümüş iğneler kullanılarak vücudun tanımlı noktalarına bilinçli olarak iğne batırma yöntemi ile uygulanan bilimsel bir tedavi yöntemidir. Burada çok önemli bir noktayı açıklamak istiyorum, her alanda olduğu gibi Akupunktur konusunda ehil olmayan kişilerin yaptığı uygulamalar bu tedaviye kötü örnek olmaktadır”

 

TEDAVİDE AKUPUNKTUR BELGESİ İSTEYİN!

“Amacım kimseyi karalamak değil sadece mesleğimizin karalanmasına karşı çıkmak adına söylüyorum, elbette bir sürü Akupunktur Tedavi Merkezleri var ama bunların çoğunda Sağlık Bakanlığı tarafından verilen Akupunktur Uygunluk Belgesi maalesef yoktur. İşte bu merkezlerde yapılan tedavilerde maalesef geri dönülmez hatalar yapılabiliyor, hastalık daha da ilerleyebiliyor. Bu durumla karşılaşmamak için Akupunktur’u tercih eden hastalara gittikleri merkezden çok uygulamayı yapacak olanın Uygunluk Belgesini görmeyi ihmal etmeyin ve belgeli kişiden başkasına kesinlikle yaptırmayın”


  

OLUMSUZ YAŞAM KOŞULLARI ORGANLARI ETKİLİYOR

“Tedavinin alanı aslında insan yaşamında ev, iş, çalışma ortamı, cinsel yaşam vs gibi çeşitli olumsuzluklardan etkilen organların fonksiyon bozukluklarını düzenlemek ve tedavi etmek için kullanılır. Vücutta çeşitli sebeplerden oluşan denge bozuklukları konusunda çok iyi cevap veren tedavi yönetimidir. Özellikle boyun ve sırt ağrılarında insanlar spor yapmayı ihmal etmelerinden de kaynaklanan denge bozuklukları yaşamı olumsuz biçimde etkiler. Hasta bize bu şikâyetler ile geldiğinde uzun senelik tecrübelerimizle daha dış görünüşünden bazı teşhisler ipuçlarını bize veriyor”

 

GÜMÜŞ İĞNELERİN GÜCÜ!

“Hastaların belirttiği şikayetler ve her organın belli sinir uçlarına bizlerin uyguladığı bazı tetkiklerle koyduğumuz teşhislerin ardından hastaya bir tedavi planlaması yapıyoruz. Bu bazen bir haftalık bazen iki haftalık bazen de fazlası oluyor. Teşhis neticesinde hastanın sırtına bizlerin bildiği noktalara gümüş iğneleri gerekli açı ile batırıyoruz ve akabinde oraya masaj amaçlı elektrik akımı göndererek orada kasların ve sinir uçlarının rahatlamasını sağlıyoruz. Her seans sonrasında ayrıca arkadaşlarımız masaj tedavisi uygularlar”  

   

25 SENE ÖNCE İYİLEŞMİŞ BİR HASTAMIZ BUGÜN TEKRAR GELDİ!

“Şifa bulan hastalarımızın tavsiyeleri ile yaptığımız tedavinin doğruluğunun en iyi göstergesi tavsiye edilmektir. Hastalarımız buldukları şifa nedeniyle sürekli kendi çevrelerine bu tedaviyi tavsiye etmekteler. Günlük baktığımız hastalarımızdan aldığımız en iyi geri besleme hepsinin mutlaka eski bir hastamızın tavsiyesi ile geldiğidir. Ama size daha ilginç bir hastamızdan bahsedeyim, kendisi 25 sene önce bize gelmiş ve şifa bulmuş o dönemde 70li yaşlardaydı ve aradan geçen 25 senede hiçbir sorun yaşamamış ama şimdi 87 yaşında şu anda aynı şikayet ile tekrar geldi ve tedavi oluyor”  

 

A. ALP : “Mehmet Bey, Akupunktur hangi rahatsızlıkları tedavi edebiliyor?”

Dr. Mehmet Ö. Can : “Az önce aslında biraz bu konuya değinmiştim, vücuttaki organların denge bozuklarında tedaviye hemen hemen kesin cevap alabiliyoruz. Detaylandıracak olursam bel, diz ve sırt ağrıları, romatizma, siyatalji, migren, sinüzit, kısmi felç veya yüz felci, stres, nevralji, allerjik astım, zayıflama ve sigara bıraktırma gibi rahatsızlıklarda tedavi edebiliyoruz. Ayrıca tıbbi hacamat uygulaması ile yine vücudun deri altındaki pis kanı müdahale ile alıyoruz ve tedavi ediyoruz”

 

MİGREN HASTALIĞINA %100 ÇÖZÜM!

“Migren konusu son dönemlerde adeta insanların kâbusu olmaya devam ediyor mesela Migren konusunda çok iddialı olduğumu her ortamda söylüyorum. Tıp şu anda migren üzerine çok çeşitli ilaçlar ile tedaviye cevap arıyor ama ben %100 lük bir garanti ile 20 günlük tedavi sonrası Migren rahatsızlığını kesin tedavi ediyoruz. Neticede Migren rahatsızlığı da sinirsel bir denge bozukluğu hastalığıdır bu sebeple Akupunktur tedavisi ile herhangi bir ilaç kullanmadan kökünden temizliyoruz”

 

A. ALP : “Sayın Can, Akupunktur neleri tedavi edemez peki?”

Dr. Mehmet Ö. Can : “Akupunktur’un tabiî ki çare olmadığı rahatsızlıklar var, bunları zaten hasta ile ilk görüşmemizde kendilerine açıkça söylüyoruz yani derdinin devası bizde değil diyoruz. Örnek verecek olursam öncelikle trafik kazalarından sonra yaşanan omurilik kopmalarından kaynaklanan felç rahatsızlıklarına kesinlikle bakmıyoruz. Her türlü kanser hastalarını kesinlikle bakamıyoruz, ayrıca kırık çıkık konuları zaten bizim alanımız değil. Sürekli üstüne basarak söylediğim konular vücutta oluşan denge bozuklukları konusunda Akupunktur tedaviye cevap veriyor”

 

 A. ALP : “Doktor bey, toparlayacak olursak vatandaşa nasıl bir mesaj vermek istersiniz?”

Dr. Mehmet Ö. Can : “Aslında bir mesaj vermek gerekirse tıp dünyasına vermem gerekir çünkü 50 yıllık hekimlik hayatımda çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için edindiğim ciddi bir tecrübem var ama maalesef bugüne kadar bunu bir türlü hiçbir kuruma veya sağlık kuruluşuna kabul ettiremedim. Şu anda 77 yaşıma geldim ve büyük bir ihtimalle bu tecrübe benimle birlikte toprak olup gidecek”

 

ÇOCUK HASTALIKLARINDAN ÖLÜM!

“Meslek hayatımın ilk yıllarıydı Taşkent Tıp Dergisinde okuduğum bir makale vardı, çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi adına bilirsiniz o zamanlar kızamık, grip, bademcik iltihabı, suçiçeği, kabakulak, verem, bağırsak iltihabı vs. gibi rahatsızlıklardan çocuklar hayatını kaybediyordu. Üstelik tıp henüz bu hastalıklara çare olan aşıları daha bulamamıştı. Yani aşı olmadığı için çocuk ölümlerinin haddi hesabı yoktu. İşte bu dergide okuduğum bir uygulama çocukların bu hastalıklardan koruyacağını yazıyordu” 

 

300 BİN NÜFUSLU KÖYDE TIBBİ YETERSİZLİK!

“Yeni mezun olduğumda Çin’de bir köye tayin oldum ama köy dediğin yer 300 bin nüfuslu bir yer fakat fakirlik diz boyu. Aynı zamanda sağlık hizmetleri çok yetersizdi bununla birlikte köyde kızamık hastalığı adeta bir veba gibi olmuştu. Yani kızamıktan ölen çocuklar oluyordu fakat ne aşı var ne tıbbi bir destek var bu sebeple çaresizlik içinde kaldım. Aynı zamanda sen doktorsun bir şeyler yap deniliyordu, işte o dergide okuduğum uygulamayı çocuklarda kullanmak zorunda kaldım”

 

YENİ DOĞAN BEBEĞE, ANNE ve BABASINDAN 1 CC KAN!

“Uygulama yeni doğanlara ilk 3 ayda anneden alınan 1 cc’lik kanı çocuğun kalça kasına enjekte etmek ve 6ncı aydan sonrada babadan 1 cc’lik kan alıp çocuğun diğer kalça kasına enjekte etmekti. Şimdi bebek kanının saf bir süt olduğunu düşünün bunu mayalamak gerekirse yoğurt misali mecburen anne ve babanın kanıyla mayalamak gerekir. Aynen öyle yaptım ve uyguladım sonuç olarak çocuklarda bu hastalıklardan ölümlerin önüne geçtik. Devlet tarafından bu çalışmalarımdan dolayı bana başarı ödülleri dahi verildi” 

 

KENDİ ÇOCUKLARIM ve TORUNLARIMDA ÇOK SAĞLIKLIKLI BİREYLER!

“Daha sonra ise bu uygulamayı kendi çocuklarım, torunlarım ve akrabalarımın çocuklarına kadar yüzlerce kişiye uyguladım. Şimdi benim çocuklarım dahil tüm uyguladıklarımda hiçbir şekilde çocuk hastalıklarından bir rahatsızlık geçirmediler ve bağışıklıkları oldukça yüksekler mesela hiç grip veya soğuk algınlığına yakalanmıyorlar. Hepsi şu anda çok sağlıklı bireyler olarak yaşamlarını sürdürüyorlar en önemli detay ise bu uygulamanın hiçbir yan etkisinin olmayışı yani vücut bağışıklığı artırırken hiçbir şekilde ritmini bozmuyor”

 

GÜNÜMÜZDE HALEN BU SORUNLAR YAŞANIYOR!

“Fakat en acı olan şey, özelikle tıp dünyasında bunu kimseye bir türlü kabul ettirememekten rahatsızım. Bu uygulama dediğim gibi son dönemlerime geldiğim yaşantımda benim ile birlikte göçüp gidecek işte buna çok üzülüyorum. Bu uygulama aşıya karşı çıkmak anlamında değil sadece bugün bile ülkemizin çok ırak noktalarında bu sorunların yaşandığını biliyorum ayrıca bazı aşılarda kullanma tarihinin geçmesinden veya uygulama yanlışlığından bazı sorunlar yaşandığı bir ortamda bu yönteme itibar edilmesi en büyük üzüntüm”

 

Evet, Dr. Mehmet Ömer Can ile yaptığımız bu keyifli sohbette Akupunktur’dan girdik ve çocuklarda bağışıklık sisteminde ki ilginç uygulamaya kadar geldik. Bu keyifli sohbet ve bilgilendirme için Dr. Mehmet Ömer Can’a, kızı Rena Sali’ye ve personelleri Cansu Atabinen, Esra Demirhan Aydın ve Gülşah Topçu’ya çok teşekkür ediyoruz.

 

 

Adnan ALP 

Gazete Bursa
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37

Ciddi hastalıkların habercisi, nefes darlığı
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kaplan, önemsenmeyen nefes darlığının, zamanla daha ciddi rahatsızlıklara...

Haberi Oku