1’inci sırada İsviçre

2’inci sırada Avustralya

3’üncü sırada Norveç

4’üncü sırada İsveç

5’inci sırada Danimarka

6’ıncı sırada Singapur

7’inci sırada Yeni Zelanda

8’inci sırada Hollanda

9’uncu sırada Kanada

10’uncu sırada Hong Kong

17’inci sırada Amerika

25’inci sırada Çin

27’inci sırada İngiltere

38’inci sırada Suudi Arabistan

40’ıncı sırada Küba

51’inci sırada Türkiye***

58’inci sırada İran

66’ıncı sırada Hindistan

72’inci sırada Rusya

80’inci sırada Nijerya

Bu sıralamanın yakınına bile yaklaşamayanlar ise; Afganistan, Irak, Kenya, Suriye, Yemen, Flitsin Nepal, Mali, Kuzey Kore gibi ülkelerdir.

 

Şimdi merak etiniz değil mi bu nasıl bir sıralama ve Türkiye ilk 80 ülke içinde neden 51inci sırada.

Cevabı şöyle vereyim.

Sağlık: Ortalama yaşam süresi,

Aile Hayatı: Boşanma oranları,

Toplumsal Yaşam: Sivil toplum kuruluşlarına katılım, sosyal organizasyonlar,

Ekonomik durum: Kişi başına düşen gayri safi milli hâsılası,

Yönetim ve güvenlik; Yolsuzluk indeksi,

İklim ve coğrafya yapısı,

İş güvenliği: İşsizlik oranları,

Siyasi Özgürlükler,

Cinsel eşitlik,

Kişisel psikolojik mutluluk: intihar oranları göz önüne alınarak yapılan dünya genelindeki araştırmalar neticesindeki oluşturulmuş bir sıralamadır.

İlk 80 ülke arasında 51’inci sırada bulunmaktayız. Tabi bazı ülkelerin sıralaması yapılırken ekstra notlarla da karşılaşmaktayız. Bu notlardan bir tanesi de Türkiye’ye yazılmıştır.

“Türkiye coğrafi konumu, iklim yapısı bakımından dünyanın en değerli kara parçalarından birinin üstündedir. Ancak coğrafyası üzerinde yürütülen politikalar ve Türkiye’nin iç/dış politikası nedeniyle asıl bulunması gereken sıralamanın çok gerisindedir”. Not çok açık ve çok yerli yerindedir.

İşte bu nedenle ki bizim ne yapmamız gerektiğini iyi ortaya koymamız gerekmektedir. Adamına göre politikalar değil, devletin geleceğine yönelik politikalar ortaya koymamız gerekmektedir.

Konacak politikaların temelinde ise dengeli olması ve denetlenebilir olduğu kadar sürdürülebilirlik ilkelerine haiz olması gerekmektedir.

Örneğin Eğitim ve ekonomi politikası üzerinden hareket edersek birbirini doğrudan kapsadığını ortaya koyarak ilk adımı atmalıyız.

Eğitim politikamızı, coğrafyamızın yapısını göz önüne alarak, dünya teknolojisinden kopmadan yerli ve milli stratejiler üzerine kurgulanması gerekmektedir. Her yıl değişen sistem ülkemize büyük zararlar vermektedir. Ekonomide de benzer adımlarla yol alınmalıdır. Yerli üretim, yerli tüketim, tasarruf ve yenilikçilik adımları üzerine kurgulanması gereken yaklaşımlar olmalıdır. Zorluklar ile karşılaşılacaktır ancak bu adımlar gelecek için faydalı adımlar olacaktır.

Verdiğim iki adım diğer tüm konulara doğrudan etki edeceği için yaşanabilir, gelişmiş ve güzel ülkeler arasında olacağımız kesindir yani ilk sıralarda olmamamızın imkanı yoktur.

Bir Türk genci olarak 51’inci sırada olan Türkiye için üzülmekteyim. Bizim coğrafyamız, bizim kültürümüz, bizim insan çeşitliğimi bu sıralamayı hak etmemektedir. Ancak ne kadar bunu söylesekte gerçek 51’inci sırada olduğumuzdur.

Devlet büyüklerimiz bu sıralamayı görüp Türkiye’nin niçin ilk 10 ülke içinde olmadığını sorgulayıp bir hedef yıl ortaya konarak istikrarlı bir şekilde çalışarak sıralamadaki yeri iyileştirmesi gerekmektedir. Zahmetli ve istikrar gereken bir iş olduğunu bilmekteyim ancak artık Türkiye bu sıralamada iyi bir yerde olması gerekmektedir. Şimdi iyileştirme diyerek adımlar atalım. Yapamayacaklar ve bunu istemeyenler varsa el kaldırsın ki bizde kimlermiş bunlar bilelim….

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37