Bedava Mp3 indir

Son dönemde sessizleşen sivil toplum kuruluşları, erken seçim söylemlerinin artması ve pandemi önlemlerinin hafiflemesi ile yeniden hayatımızda olmayan varlıklarını hissettirmeye başladılar. Sözde çözümün, özde büyük bir sosyolojik boşluğun mimarı olan sivil toplum kuruluşları içerisinde en sorunlu olanları elbette hemşehri dernekleri…

 

Bursa özelinde değerlendirildiğinde, Doğu ve Güneydoğu kitlelerinin 20 Milletvekili üstünden temsilinde Bursa'da bir adalet olduğunu ima etmek kesinlikle imkansız. Ve yine uzun zamandır temsil hakları ötelenen Bulgaristan göçmenleri de Bursa'da bağımsız aday ile seçime girdiklerinde en az 3 Milletvekili çıkaracak pozisyonda olmalarına rağmen yıllardır temsil edilmiyorlar. Balkan iş dünyasının bu temsilde adaletsizliğe sessiz kalması gibi doğu ve güneydoğu iş adamları da ticari kaygıları nedeniyle bu adaletsizliği yıllardır görmezden geliyorlar.

 

Türkiye'nin değişen sosyopolitik konumunu jeopolitik gerçekler ışığında değerlendirdiğimizde Bursa'da iktidara koşmak isteyen her parti seçilebilecek yerden Suriye kökenli Milletvekili adayı ile sahalara inmek zorunda. Öyle ki, çoğu partinin İl yönetimlerinde halen daha Kürt, Arap, Ermeni, Alevi, Türk siyasetçilerin etkili yönetici konumda olmadığını görmekteyiz. Ve yine bu kitleleri bazı partilerin tekelinde bırakmakta iktidar parti adına olumsuz bir sonuç doğuruyor.

***

Bursa değerlendirmesi içerisinde her ne kadar Muş, Ağrı, Van ve Diyarbakır yöreleri özgün bir nüfus ve güçlü bir ekonomi ağırlığına sahip olsalar bile, Ak Parti içerisinde yapılan yanlışlar nedeniyle bu nüfusların oyları son seçimlerde ve halen daha hızla Cumhuriyet Halk Partisi eksenine kaymaktalar. Ve yine aynı kitlelerin genç nüfuslarının Ak Parti kanadında hem gençlik hem de kadın kollarında yeterince parti içi siyasette aktif edilemiyor ve kucaklanamıyor olmaları da önemli diğer olumsuz etkenlerden. Öyle ki, bu yörelerin güçlü iş insanlarının ve çocuklarının bu dışlanmış siyaset nedeniyle Ak Parti'den an be an koparak yeni oluşumlara yöneldiğini görüyoruz. Özellikle 'Deva Partisi' bu kitleye kapılarını ardına kadar açmış durumda.

Bütünleşen değil, eleştirilen bir siyaset üslubu ile kapılarını Bursa'ya ve Bursalılara kapatan Ak Parti için yerel siyasette işler sarpa sarmış durumda. Yönetilemeyen Bursa'da siyaset üslubu her geçen gün seviyesizleşirken, Ankara'nın da bu kötü gidişata dur demesini beklemek akıl alır bir davranış değil. Öyle ki, Ankara ortaya çıkan olumsuz tablolarda kimin eli kimin cebinde kurgusunu çok güzel okuyor.

Bursa adına bir diğer husus ise, kayıp Karadeniz ve Dağ nüfusu. Samsun, Rize ve Trabzon halklarından da maalesef güçlü bir temsil yok. Yine dağ yöresi de Ak Parti'nin dışladığı kitlelerden. Öyle ki, dağ yöresinin güçlü nüfusu Keles ile temsil edilerek Orhaneli, Büyükorhan ve Harmancık yok sayılıyor!

Sözün özünde görüyoruz ki; yeni siyasette hemşehri denekleri ile değil, kitlelerle kucaklaşanlar seçimi kazanacak…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner37

banner36