Umre’den Türkiye’ye dönen yolcuları taşıyan Fransız uçağı, İstanbul yerine Ankara’ya iniş yaptı. Bu olaya tepki gösteren yolcular, uçaktan inmedi. Uçak daha sonra. Yolcuların yaptığı eylemi görünce ve olayın ciddiyetini kavrayınca,  İstanbul Sabiha Gökçen’e yönelip, yolcularını burada indirdi.

İlginç olaya bende birebir tanık oldum. Çünkü, Bende, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin düzenlediği Umre ekibinde yer alanlar arasında idim. Uçakta bizler BESOB heyeti olarak 70 kişi idik. Uçak, 186 yolcu kapasiteli. Ama, 170 tane yolcusu vardı., Bunlardan 25 tanesi İstanbullu Umre ziyaretçileri idi. 30 tanesi de Diyarbakırlı Umre ziyaretçileri.

Birde, Medine’den gelip, Gaziantep’e ve Trabzon’a gidecekler vardı uçağımızda.

Medine’den planlandığı gibi saat 12.15’da hareket edip uçmaya başladık. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına ulaşmamız saat 03.30 olarak hesaplandığı bizlere açıklandı. Uçuş kartlarımızda da aynı saat yazıyordu.

Fakat, havada iken, kaptan pilot ani bir açıklama yaptı. Uçağın, İstanbul yerine Ankara’ya yönlendirildiğini ve konuyla ilgili daha sonra gerekli izahatı vereceklerini söyledi. Bu arada, bizler kendi aramızda konuşmaya başladık. Kabin görevlilerine İstanbul yerine neden Ankara’ya gideceğimizi sorduk. Onlarda konuyla ilgili bilgi sahibi olmadıklarını ifade ettiler. Neyse, aradan kısa zaman geçti. Saat 04.15’da Uçak Ankara’ya iniş yaptı. Kapılar açıldı. Tam yolcular inecekken, bizim turizm firmamızın temsilcisi, Bursa BESOB heyetinin uçağı terk etmemesini istedi. Ben zaten şahsen uçağı terk etmeyecektim. Sonra BESOB başkanı Arif Tak ile görüştüm. Arif başkan da, uçak şirketinin her ne olursa olsun, bizleri İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına ulaştırması gerektiğinden söz etti. Birde, bu isteğimizi kabin görevlileri aracığıyla kaptan pilota ilettik.Uçaktan inmeyeceğimizi ve gerekirse eylem yapacağımızı bildirdik.  Sonra, uçağın açık olan kapıları kapatıldı. Uçağımızın yakıt ikmali yaptıktan sonra bizleri Sabiha Gökçen Havalimanına götüreceği tarafımıza bildirildi.

Bizler, bu tepkiyi vermeseydik, uçak bizleri Ankara’da indirecekti.

Sıkıntı şöyle; bizleri karşılamaya gelenler İstanbul’da bekliyor. Birde uçağımızda aktarmalı seferleri olan yolcular var. Kimileri Diyarbakır’a, kimileri Trabzon ve Gaziantep’te gidecekler.  Onların da İstanbul’dan bu kentlere uçuş biletleri alınmış. Uçaktan inip, aktarma işlemleri ve Türkiye’ye giriş işlemlerini tamamladıktan sonra yollarına devam edecekler.

Ama, İstanbul yerine Ankara’ya gelmeleri onlar için tam bir facia.

Tabi, bizim içinde bu olay tam bir facia.

Her türlü planlamamız İstanbul’a göre yapılmış. Sen, İstanbul yerine Ankara’da inip, uçağı terk-i mekan eyleseydik, vay halimize. Ankara’dan Bursa’ya gelmek, tam 70 kişilik bilet bulmak, otobüs ayarlamak mümkün değil.

Tabi, bunun yanında birde metazori bir uygulama var. Hani, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ne demişti, Fransızlar için, “…adamlar tam Fransız, bakıp da gerçekleri göremiyorlar…”

Bizlerde Fransızların tam bir Fransız gibi uygulamasına tanık olacaktık az kaldı.

Tabi, başta BESOB başkanı Arif Tak olmak üzere, uçaktaki yolcuların pek çoğu bu duruma haklı tepki gösterdiler. Bende, mesleğim gereği, üzerime düşeni yaptım. Tam yolcuların fotoğraflarını çekiyordum, kabin görevlisi geldi. Yolculardan izinsiz fotoğraf çekmememi istedi. Oysa, benim fotoğraf çektiğim bölüm, BESOB yolcularının bulunduğu kesimdi. Benim de eşimin de oturduğu bölgeden fotoğraf çektim.

Birde, kabin görevlisi bu fotoğrafları neden çektiğimi sordu. Benim cevabım, “işime lazım. Bakarsın, gerekir” oldu.

Evet, böyle bir olay, havayollarında çok sık yaşanıyor. Bazı uçak şirketleri, havalimanındaki trafiği bahane ederek, yolcuları başka havalimanlarında indiriyorlar. Tabi, bunları yapma, böyle bir uygulama yetkileri yok. Uçakta arıza olabilir. Yakıtı bitmiş olabilir. Havalimanına iniş için trafik yoğunluğu olabilir. Ama, o uçak şirketi, yolcuları, biletlerini sattığı ve parasını aldığı havalimanına ulaştırmak zorunda.

Dünyanın her tarafında uygulama böyle. Bizim ülkemizde ise kim kime dum duma gibi bir izlenim var. Ben, birebir yaşadığım bu olayı, uçakta yolculuk yaparken, başlarına böyle bir olay gelen yolcuların, haklarını hukuklarını bilmeleri için yazdım. Mahiyeti ne olursa olsun, insanların haklarının böyle metazori uygulamalar ile gasp edilmesine kimsenin gönlü razı olmaz.

 

 

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27

banner37