
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün yayımladığı 2026-2027 Av Turizmi Uygulama Talimatı kapsamında, Bursa'nın İnegöl Devlet Avlağı için 1 adet kızıl geyik av kotası açılması ve avlama bedelinin 225 bin TL olarak belirlenmesi tepkilere neden oldu.
Bursa Sivil Toplum Derneği (SİVİLAY), kamuoyuna yaptığı açıklamada, söz konusu uygulamanın doğa koruma anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek, koruma altındaki türlerin ekonomik değer üzerinden av turizmine konu edilmesine karşı çıktı.
Dernek açıklamasında, kızıl geyiklerin yalnızca bir av hayvanı değil, bulundukları ekosistemin vazgeçilmez bir parçası olduğu vurgulandı. Geyiklerin ormanların doğal dengesinin korunması, bitki örtüsünün yenilenmesi ve biyolojik çeşitliliğin devamı açısından kritik rol üstlendiği belirtilirken, bu canlıların para karşılığında avlatılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
"Bir kızıl geyiğin yaşam hakkı 225 bin lira mı?"
SİVİLAY Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Bağcı Uzun imzasıyla yayımlanan açıklamada, geçmiş yıllarda Bursa ve Türkiye'nin farklı bölgelerinde açılan benzer av ihalelerinin kamuoyu tepkisi ve açılan davalar sonucunda durdurulduğu ya da iptal edildiği hatırlatıldı.
Açıklamada, "Doğa canlıların öldürülmesi için onlara fiyat biçerek korunamaz. Bir canlının yaşam hakkı açık artırmaya çıkarılamaz" ifadelerine yer verilirken, "Bir yanda milyonlarca lira harcanarak yaban hayatını koruma projeleri yürütülürken, diğer yanda aynı hayvanların para karşılığı öldürülmek üzere ihaleye çıkarılması nasıl açıklanabilir? Bir kızıl geyiğin yaşam hakkı 225 bin lira mıdır?" soruları yöneltildi.
"İnsan baskısı azaltılmalı"
İklim krizi, orman yangınları, kuraklık ve habitat kaybının yaban hayatı üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığına dikkat çeken dernek, bu süreçte yeni av kotaları açılmasının ciddi bir çelişki oluşturduğunu savundu.
SİVİLAY, başta İnegöl Devlet Avlağı'ndaki kızıl geyik kotası olmak üzere koruma gerektiren türler için belirlenen av kotalarının iptal edilmesini, av turizmi politikalarının bağımsız bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yeniden değerlendirilmesini ve yaban hayatının ekonomik gelir kaynağı değil, korunması gereken ortak doğal miras olarak ele alınmasını talep etti.
Kaynak: (BÜLTEN)