COP31’in elektriği yerli biyodizelden

Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 kapsamında, elektrik üretiminde yerli biyodizel kullanılması için önemli bir adım atıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), konferans alanında kullanılacak jeneratörlerde tüketilmek üzere azami 3 milyon litre B100 biyodizelin lisanslı üreticilerden doğrudan temin edilmesine özel izin verdi.

Haber Giriş Tarihi: 07.11.2026 09:57
Haber Güncellenme Tarihi: 07.11.2026 09:58
https://www.gazetebursa.com.tr/

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, COP31'in Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, organizasyon kapsamında yerli biyodizel kullanımının enerji dönüşümü ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayacağını belirtti.

"COP31, iklim mücadelesinde ortak sorumluluğun ve kararlılığın buluşma noktası olacak"
COP31'in yalnızca ülkelerin iklim politikalarını ve hedeflerini değerlendireceği bir diplomasi platformu olmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek için somut adımların ve uygulamaların sergileneceği önemli bir organizasyon olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları söyledi:
"İklim değişikliği, sınırları aşan etkileri nedeniyle bütün dünyanın ortak hareket etmesini gerektiren en önemli meselelerden biri. COP31'in Türkiye'de gerçekleştirilecek olması, ülkemizin küresel iklim mücadelesindeki sorumluluğunu ve katkısını ortaya koyması bakımından son derece kıymetli. Antalya'da dünyanın dört bir yanından gelecek temsilcileri ağırlarken, sürdürülebilirlik alanındaki hedeflerimizi yalnızca sözlerle değil, somut uygulamalarla da ortaya koymalıyız. Bu anlayışla, konferans kapsamında elektrik üretiminde yerli biyodizel kullanılmasını önemsiyoruz."

"Atık yağlar katma değerli bir enerji kaynağına dönüşüyor"
COP31 kapsamında kurulacak jeneratörlerde kullanılmak üzere azami 3 milyon litre B100 biyodizelin yurt içindeki lisanslı üreticilerden doğrudan temin edilmesine izin verildiğini belirten Yılmaz, biyodizelin çevresel ve ekonomik katkılarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Biyodizel, özellikle atık bitkisel yağların değerlendirilmesi yoluyla hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli kazanımlar sağlayan yenilenebilir yakıt seçeneklerinden biri. Kullanılmış bitkisel yağların çevreye ve su kaynaklarına zarar vermek yerine enerji üretiminde değerlendirilebilmesi, döngüsel ekonomi anlayışının da önemli bir örneğini oluşturuyor. Bu sayede atık olarak görülen bir kaynak ekonomiye kazandırılırken yerli üretim ve tedarik imkânları da destekleniyor.
Sürdürülebilir hammaddelerden ve uygun üretim süreçleriyle elde edilen biyodizel, yaşam döngüsü boyunca sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayabiliyor. Yerli biyodizel kullanımının böylesine önemli bir uluslararası organizasyonda hayata geçirilecek olması, ülkemizin yenilenebilir yakıt alanındaki üretim ve uygulama kapasitesinin tanıtılması açısından da değer taşıyor."
EPDK tarafından verilen özel iznin yalnızca COP31 organizasyonunda elektrik üretimi amacıyla kullanılacak jeneratörleri kapsadığını kaydeden Yılmaz, uygulamanın belirli şartlara tabi olduğunu ifade etti. Buna göre temin edilecek biyodizel başka yakıtlarla karıştırılamayacak, üçüncü kişilere satılamayacak veya devredilemeyecek. Tedarik, kullanım ve iade süreçleri ise kayıt altına alınarak izlenebilirlik sağlanacak.
Yılmaz, COP31 kapsamında hayata geçirilecek bu uygulamanın, sürdürülebilir enerji çözümlerinin yaygınlaştırılması ve yerli yenilenebilir yakıt üretiminin desteklenmesi bakımından önemli bir örnek oluşturacağını belirterek, Türkiye'nin enerji dönüşümüne yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti.