
Akran zorbalığının yanısıra okullarda yaşanan silahlı saldırılar çocukları olumsuz etkiliyor. Çocukların ruhsal haritalarında travmalar oluşurken, uzmanlar ebeveynleri hem çocukluk hem de ergenlik dönemi konusunda uyarıyor. Son dönemde okullara yönelik silahlı saldırılar, sadece fiziksel güvenliğimizi değil; çocuk ve ergenlerin ruhsal haritalarındaki en temel durak olan "güven" duygusunu yerle bir ettiğine dikkat çeken Uzman Psikolog Umut Atasoy, bir çocuk için okul; sadece bir öğrenim alanı değil, dünyayı tanımaya başladığı ‘güvenli sığınak’ olarak tanımlıyor. Atasoy, “Bu sığınak kurşunlandığında, çocuğun dünyasında varoluşsal bir sarsıntı yaşanır. Travma sonrası stres belirtileri, sadece korkuyla değil; yoğun bir tetikte olma hali, dünyaya karşı duyulan derin bir güvensizlik ve anlam kaybıyla kendini gösterir. Özellikle ergenlik dönemindeki gençler için bu durum çok daha kritik bir kırılmaya işaret ediyor. “Ergenlik, doğası gereği "Ben kimim?" ve "Nereye aitim?" sorularının yanıtlandığı fırtınalı bir süreçtir. Şiddet sahneleriyle karşılaşan veya buna meyil gösteren ergenin dünyasında adalet, güç ve kontrol kavramları zehirli birer forma bürünür. Şiddet, bu çocuklar için bir tercih değil, bir imdat çağrısıdır. Kendini görünmez hisseden, aile içinde sesi yankı bulmayan, akran zorbalığıyla kimliği ezilen bir gencin elindeki şiddet; aslında "Buradayım, beni görün, canım yanıyor!" demenin en yıkıcı yoludur.” dedi.
GELİŞİMİNDE AİLE FAKTÖRÜ
Sürekli çatışma, iletişimsizlik veya güvensiz bir aile ortamının çocuğun duygusal gelişimini doğrudan etkilediğini söyleyen Uzman Psikolog Umut Atasoy şunları söyledi; “Gözlemlerim bana gösteriyor ki; şiddet eğilimi gösteren çocukların ailelerinde iki uç nokta hakimdir: Ya boğucu bir aşırı kontrol ya da ruhu üşüten bir ilgisizlik. Çocuk, varlığını kanıtlamak için ya aşırı uyumlu olmak ya da büyük bir problem çıkarmak zorunda bırakılmıştır. Eğer bir çocuk sadece "sorun çıkardığında" ebeveyninin gerçek ilgisini (bu ilgi öfke olsa bile) çekebiliyorsa, zihin şiddeti bir iletişim anahtarı olarak kodlar.”
KUCAKLAMA VE ŞEFKAT
“Sevgi, kurşun geçirmez yekelerden daha koruyu “ diyen Uzman Psikolog Atasoy, ebeveynlere çözüm önerisini ise şöyle sıraladı, “Bu noktada çözüm, sadece güvenlik önlemlerini artırmak değil; çocukların kalbine giden yolları onarmaktır. Yargılamayan, sadece duymak için dinleyen bir yetişkin varlığı, kurşun geçirmez yelekten daha koruyucudur. Okul psikolojik danışmanları kriz anlarının itfaiyecisi değil, ruh sağlığının mimarları olarak görülmelidir. Unutmayalım ki; anlaşılmayan, kucaklanmayan ve şefkatle dönüştürülmeyen her duygu, bir noktada kendine yıkıcı bir ifade yolu bulacaktır.”