
Önce, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, ardından Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan silahlı saldırılar, farklı sendikalara üye eğitimcileri sokağa çıkarttı. Bursa’da İş bırakma eylemi başlatan eğitim sendikaları, okul güvenliği ve öğretmenlere şiddet olaylarına karşı İl Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesinde toplandı. Düdük ve alkışlarla yaşananları protesto eden eğitimciler, okul girişlerinde güvenlik eksikliği olduğunu ve bu durumun ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi. Milli Eğitim Müdürlüğü bahçesindeki ilk eylem Eğitim İş Sendikası Bursa Şubesi tarafından gerçekleştirildi. Müdürlük önünde basın açıklaması ve oturma eylemi yapan sendika temsilcilerine CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, DİSK, TMMOB, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, siyasi partiler ve çok sayıda veli ile birlikte öğrenci de destek verdi. Sarıbal, eğitim sisteminin çöktüğünü vurgularken, Eğitim İş Sendikası Bursa Şubesi adına açıklama yapan Ozan Özkan, yaşanan silahlı saldırıların eğitimde güvenlik politikasının çöktüğüne işaret ettiğini söyledi.
GÜVENLİ OKUL, SAĞLIKLI EĞİTİM
Özkan, “Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır. Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz. Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir. İşte bu yüzden buradayız. İşte bu yüzden artık yeter diyoruz. Yaşanan bu saldırı, Eğitim-İş olarak geçtiğimiz günlerde başlattığımız ‘Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz!’ imza kampanyamızın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi.
SOMUT VE ACİL ÖNLEM ŞART
Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz sürdüreceklerini açıklayan Özkan, eğitimcilerin talepleri paylaştı. Şiddet Yasası’nın bir an önce hayata geçirlmesini isteyen Özkan, “Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunmalıdır. Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. Okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir. Her öğrenci için ücretsiz, sağlıklı okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanmalıdır. Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. Sanat ve spor dersleri güçlendirilmeli, okul takımları ve sanat kulüpleri yaygınlaştırılmalıdır.” dedi.
YENİDEN İNŞA EDİLMELİ
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası, Devlet Memurları Eğitim Sendikası, Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası’ndan oluşan ittifak grubu da Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklama yapan KESK Bursa Şubesi yöneticisi Yusuf Yağdıran, “Eğitim sistemini eşitsizlikleri derinleştiren ve kamusal niteliğini aşındıran siyasi iktidar; tüm kurumları işlevsizleştiren, denetim ve destek mekanizmalarını zayıflatan idari anlayış ve bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur ve kamuoyu önünde hesap vermelidir. Yaşanan bu olay, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılması durumunda nasıl derin yaralar açılabileceğini bir kez daha göstermiştir. Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmak için eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşası zorunludur. Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacaktır” dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağıran gruba, öğrencilerde açtıkları ‘Okurken, ölmek istemiyoruz’ yazılı paktla destek verdi.