
“Topraktan Gelen Hafıza” temasıyla düzenlenen ve Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneğini kültürel, sanatsal ve tarihsel yönleriyle ele alınacak olan Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu’nda başladı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Mustafa Şahin’nin yanı ısıra çok sayıda akademisyen ve arkeoloji uzmanının katıldığı sempozyumun açılışında konuşan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, Seramik kültürünün tarihsel önemine dikkat çekti.
ÇİNİ SANATI RUH VE KİMLİK KAZANDIRIYOR
Seramik eserlerin üretildikleri dönemin sosyal yapısını, teknolojisini ve estetik anlayışını yansıttığını belirten Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, “ Seramik kültürü sadece sanata değil, insanın toprağa taşıdığı kültürel belleğini taşıyan önemli bir mirasıdır. Anadolu’da seramik üretimi neolitik çağda başlamış Roma ve Bizans döneminde hem işlevsel hem de sanatsal yönüyle daha da gelişmiştir. Bu tarihsel birikimin devam olarak Türk İslam dönemine gelindiği de ise, özellikle Selçuklu ve Osmanlı döneminde seramik ve çini sanatının zirveye ulaştığı dönemler olarak bilinir. Başta İznik ve Kütahya da üretilip, geliştirilen çinicilik yalnızca teknik mükemmeliyetiyle değil, aynı zamanda renk, desenleriyle dünya sanat tarihinde yer edinmiştir. Çini sadece saraylar ve camileri süslemekle kalmamış onlara ruh ve kimlik kazandırmıştır.” dedi
TOPRAKTAN GELEN HAFIZA
Konuşmasında, seramik eserlerin üretildikleri dönemin sosyal yapısını, teknolojisini ve estetik anlayışını yansıttığına dikkat çeken İnceciköz, “Topraktan Gelen Hafıza” temasının tarihsel sürekliliği temsil ettiğini de vurguladı ve “Bu eserler sadece dekoratif eserler olarak kalmamış aynı zamanda, bir medeniyetin inceliğini üretim disiplininin yansıtan güçlü bir kültür mirası haline gelmiştir. Bu gün dünyanın dört bir yanında hayranlıkla izlenen bu eserler, Anadolu’nun sanat hafızasının ne denli köklü olduğunu ortaya koymaktadır. “ dedi.
BURSA’NIN KÜLTÜREL MİRASI
Seramik sanatının tarihimizi dünden bu güne taşıyan en güçlü hafızalardan birisi olarak nitelendiren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, düzenlenen sempozyumun yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, kültürel mirasın korunmasına katkı koyacağını söyledi.
Biba, “ Seramik sanatı geçmişten bu güne kadar uzanan kültür köprüsüdür. Bursa’mızın adının dünyaya duyuran İznik çinisi ise Osmanlı döneminin esnetik anlayışını sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirasımız olarak bugün bir kez daha övgüyü hak ediyor.Bu anlamda şehrimizde yapılan arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak destek olmaya devam ediyoruz. Anadolu’nun en eski yerleşim izlerinden birine sahip olan insanlık tarihinin üretim ve toprakla kurduğu ilk bağlarını izini taşıyan Aktopraklık ve İznik kazıları bizler için çok büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sadece akademik buluşma değil. aynı zamanda köklü bir kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması adına çok kıymetli bir adımdır.” dedi.
HAFIZA TAŞIYAN SESSİZ TANIKLAR
Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ise seramiğin dönemin kültürel yapısından ekonomik yapısına kadar bir çok verilerin ortaya konulmasında önemli birveri kaynağı olduğunu söyledi. Şahin, “ Seramik parçalarının ekonomik yapıdan kültürel etkileşimlere kadar birçok konuda bilgi sunuyor” diyerek, seramik ve çini eserlerini eserleri, bir yerleşimin hafızasını taşıyan sessiz tanıkları olarak tanımladı.
SEMPOZYUM 3 GÜN SÜRECEK
Farklı disiplinlerden akademisyenler ve uzmanların katkılarıyla gerçekleşecek olan sempozyum üç gün sürecek. Sempozyumda, seramik üretim gelenekleri, tarihsel gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendirilecek.