Çocuklar için filmler?

Psikologların dediğine göre," Bireyin gelişimi, çok yönlü ve karmaşık bir süreçtir ve kişinin çocukluğundan itibaren gelişim süreçlerinin etkisini ömrü boyunca taşır." Açılımını yaparsak,  insanlar küçük yaşta yaşadığı ya da gördüğü şeyler, hayatının sonuna kadar olumlu ya da olumsuz etkiler.

Çocuklar ailede ve çevrede ne görürse onu yaşarlar onu kaydederler, davranış biçimi olarak benimserler diyebiliriz.  Günümüzde ise bunlara digital dünya da eklendi. Tabi bunun yanında en büyük sorun, çocukların ne seyredecekleri ya da ne seyretmemeleri gerektiği konusu...

Ebeveynler çocuklarının eline küçük yaşlarda başlayarak tablet, cep telefonu vererek kendi hareket kabiliyetlerini genişletmeye çalışıyorlar ama ilerde bu çocukların seyrettiği iyi veya kötü şeyler hayatlarını etkileyecek birer iz olarak kalacağı kesin.
"We are social Batı Asya Raporu”na (2018) göre, Ülkemizde 54,3 milyon internet kullanıcısı bulunmakta ve bu rapora göre bir internet kullanıcısı günde 7 saat 9 dakika herhangi bir cihazdan internete bağlanıyor.  Bu kullanıcıların çoğu çocuk ve gençlerden oluşmakta.  2020 - 2021 pandemi yıllarını da sayarsak digital bir dünya da yaşıyoruz diyebiliriz. Size başka bir bilgi daha vermek istiyorum. Bir çocuğun ilkokulu bitirene kadar günde ortalama iki saat TV izlemesi dahilinde 8000 cinayet ve 100.000 kadar da cinayet eylemine tanıklık etmiş olacağı belirlenmiştir (Morris, 2002, s. 368).  Örneğin, Ben 10, şiddet görüntülerinin en çok yer bulduğu çizgi filmler arasında sayılmaktadır. Bu bağlamda Wilson ve Hunter (1983) tarafından gerçekleştirilen bir çalışmada, çocuklarda gözlenen 58 şiddet davranışının, 13 film ve 13 televizyon programının içeriğinde yer alan şiddet davranışlarıyla birebir aynı olduğunu tespit edilmiştir. 

Bu araştırmalar doğrultusunda önemli olan, çocukların maruz kaldığı “dijital tehlikeler yeterince tanınıyor mu ve bunlara karşı yeterli önlemler alınabiliyor mu?” sorusudur.

Çizgi filmler, karikatürden evrime uğrayarak çizgi filmler olarak önümüz gelmiştir. Temel amaç; çocukların dikkatini çekmek ve onlara eğlence ve keyif unsurlarına yönelik bir platform sağlamaktı. Çizgi filmler, her platformda bilinçsizce sunularak çocukların gelişimini olumsuz etkilediği kesindir. 
Eğitici çizgi filmler, çocukların sosyal, duygusal ve zihinsel becerilerinin gelişmesine katkı sağlamaktadır.  Çocuklar çizgi film seyreder iken neşe, sevinç, üzüntü gibi farklı duyguları ve bu duyguları ifade etme şekillerini görerek örnek almaktadır.  Bazı çizgi filmlerde mesela yüksen yerden düşen atlar tekrar ayağa kalkar ve canlanır ya da kahramana piyano düşer ama bir şey olmaz. Özellikle okul öncesi çocuklarda gerçek ile kurgu arasındaki farkı ayırt edemezler. Bu sebepten çizgi filmleri gerçek olarak algılarlar. 
Çizgi Filmler 3-6 yaş arası çocuklar için vazgeçilmez bir eğlencedir. Bu nedenle çocukları, televizyondan tamamen uzak tutmak yerine, eğitici çizgi filmler seçilmeli ve televizyon izleme süresi sınırlandırılmalıdır. Uzun süre televizyon başından kalkmayan çocuklarda, televizyon bağımlılığı ve dikkat dağınıklığı gözlemlenmektedir.  Uzmanlara göre 3-8 yaş aralığındaki çocuklara tavsiye edilen izleme süresi yarım saat, 8 yaş sonrası ise bir saattir. Çocuklar 7 yaş öncesi gerçeklik algısını yanıltıcı çizgi filmlerden uzak tutulmalıdır. İyi Seyirler. 

KAYNAK:                                                                                                                                                                

Okul Öncesi Dönemdeki Çocukların En Çok Etkilendiği Çizgi Film Karakterleri ve Bu Karakterlerle Özdeşleşmelerinin Yol Açabileceği Dijital Tehlikeler Araştırma Makalesi. Figen Akça1 Uludağ Üniversitesi Nuray Koç Çilekçiler, Uludağ Üniversitesi    Çizgi Filmin Çocuk Gelişimine Etkisi, Pdg. Uzm. Elda TATLI  
 

YORUM EKLE

banner51

banner37

banner36