Eski ve ihtişamlı

Ülkemiz tarihi güzellikler konusunda oldukça önemli eserlere ev sahipliği yapmaktadır. Bugün sizlere, bir kiliseden bahsetmek istiyorum.

Marmara Bölgesi’nde yer alan, tarihi Bursa şehrinin Mudanya ilçesine bağlı eski Rum köylerinden biri olan Dereköy’de bulunan Mudanya Dereköy Kilisesi 1857 yılında yapılmış ve anıtsal bir yapıt olma özelliği taşımaktadır. Kilise mimarisi ve içinde barındırdığı liturjik öğelerinin önemi nedeniyle oldukça değerli bir yapıdır...

Mübadele zamanında köyde yaşayan Rumlar Yunanistan’a, Selanik ve Girit adasında yaşayan Türkler ise bu köye yerleştirilmiştir. Rum mimarisine ait evler de köyde varlığını sürdürmektedir.

Bölgeye hakim bir tepeye konuşlandırılan tarihi kilisesi ile dikkat çeken köyün bu tarihi güzelliği, günümüzde yok olmaya yüz tutmuş durumdadır. Ülkemizde bulunan birçok tarihi eser gibi...

Rumların bölgeden ayrılmasının ardından buraya yerleşen Türkler tarafından bir süre cami olarak kullanılan bina, 1972 yılında yeni bir caminin yapılmasının ardından tamamen terk edilmiştir.

Uzun yıllardır kullanılmayan ve yenileme çalışması görmeyen kilisenin çatısı çökmüş, duvardaki işlemeleri tek tek yok olmaya başlamış ve yıkılma tehlikesi içerisindedir. Ancak bunlara rağmen her yıl Fener Rum Patriği Bartholomeos’un da katılımıyla kilisede ayin düzenlenmektedir. Hem mimarisi, hem de içinde bulunan ve ayin düzenini belirleyen öğelerin özellikleri dolayısıyla oldukça büyük bir önem taşımaktadır. Fakat tüm belirleyici özellikler gerek doğal nedenlerle, gerekse insan eliyle büyük ölçüde tahrip olmuş durumdadır. İnsanlarımızın bu konuda ne kadar bilinçsiz olduğunun bir örneğidir...

Tarihi kilisenin beden duvarları tuğla, moloz ve kesme taş gibi malzemeler kullanılarak inşa edilmiştir. Kilisenin köşelerinde ise büyük kesme taş bloklar kullanılmıştır. Yapının iç düzeni ve sütunları, tamamıyla ahşap malzeme üzerine sıva tekniği kullanılarak yapılmıştır. Özellikle sütunların, ağaç kadranlar üstüne sıvama harç tekniğiyle yapılmış olması fakat bu malzemeyle mermer görüntüsü verilmesi oldukça ilgi çekicidir.

Tüm bu özellikleri içinde barındıran bu kilisenin böyle bir halde olması, bir sanat aşığı olarak beni oldukça üzmektedir. Bu yapıların devlet tarafından korunması gerekmektedir. Hoyrat davranan insanları bilinçlendirmek için, gerekli önlemleri almalıdır.

Kilisenin günümüzde gelmiş olduğu durum hüzün vericidir. Bu yapıya baktığım zaman, tüm yaşanmışlıkları ile yorgun ama yine de güçlü olan bir ruh görüyorum sanki. Her şeye ve herkese inat, ayakta kalmaya devam ediyor...

Sizlerin de, bir gün mutlaka bu kiliseyi ziyaret etmenizi öneririm. Oldukça etkileneceğinizi düşünmekteyim. Sanatla ve sevgiyle kalın...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kemal DADI
Kemal DADI - 23 saat Önce

Kalemine düşüncene diline sağlık
Başarılar dilerim yaşamın boyunca güzel günler seninle olsun sevgiler

banner51

banner60

banner37

banner36