Hava Durumu

Anayasa deyince…

Yazının Giriş Tarihi: 08.02.2021 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.02.2021 00:00
 Gençlik çalışmaları başladığımda fark ettiğim bir şey var ki o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası’nın, işlevsel ve kuralarına uygun olabilmesi için bazı eksikliklerini tespit etmiştim. O nedenle 2000’li yılların başından beri anayasa kavramı geçen her metni okuduğum gibi aynı zamanda birçok çalışmaya dahil oldum? Bu çalışmalar dahilinde kafamda yerleşen tekbir olgu oluştu. Bu olgu; Yeni anayasada çoğunluğun arzusu mu egemen olacak bir anayasa mı olmalı, yoksa belli ilkeler etrafında oluşturulmuş bir hukuk çerçeveli anayasamı olmalı? Tabii ki o zaman çoğunluğun değil ilkeleri olan ve hem günümüzün hem de geleceğin ihtiyaçlarını karşılayan anayasa olması gerekmektedir.
Katıldığım birçok toplantıda yeni anayasa maddesi önermenin ötesinde yeni anayasa çalışmasının hangi şartlarda yapılması gerektiğini ortaya koyduğumuz çalışmalar beni daha fazla heyecanlandırmıştır. Peki, bu şartlar neler olmalı?
Yargı bağımsızlığı tam sağlandığında,
Adil ve eşit önerilerim sunulabileceği ortağım hazırlandığında,
Yaygın ve alternatif medyanın güçlü olduğunda,
Hukukun üstünlüğünün sağlandığında,
Devlet kurumları da dahil herkesin kanun önünde eşit olduğunda,
Günün ve geleceğin sorunlarına çözüm gerilmek istendiğinde, Türkiye Cumhuriyetinde bulunan her kesiminin aynı masaya etrafında oturabildiğinde, Adil bir anayasa yapılabileceğini düşünmekteyim. .
Yani denge denetleme sadece kuvvetler ayrılığı olmadığını kabul edilmelidir. Kuvvetler ayrılığının bileşenlerinin, yani yasama ve yürütme yargının, yanı sıra iktidarı kısıtlamaya ve hesap verir kılmaya dönük diğer oyuncuların, yani medya, sivil toplum ve yerel yönetimlerin, birbirlerine denk işlevsel araç ve mekanizmalara sahip olmalarıdır. Yalnız işlevsel bir bölünme, tek başına yeterli olmayacaktır. Demokrasi, her bir aktörün başına buyruk davranması ve yalnız kendi üzerine düşeni yapması değildir; aktörler arasında bitmeyen bir işbirliği, dengeleme ve denetleme oyunudur. Bu oyun kurallarına göre oynandığında ise kazanan hep kasa; yani gücün, kaynağın ve yetkinin nihai sahibi olan vatandaş olacaktır. Hakları ve özgürlükleri korunur, kaynakları doğru kullanılır böylelikle talep ve beklentileri karşılık bulur.
Hukuk egemen olsun, hak ve özgürlüklerimiz korunsun, kuvvetler ayrılığı ve denge denetleme mekanizmaları güvence altına alınsın diye anayasa yapılmalıdır.
Egemenliğin kullanımının işlevsel olarak dağıtıldığı üç ana aktör olan YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI alanlarında reform niteliğinde adımlar atılmalıdır.
Demokrasi temsili nitelikte olduğundan, seçimlerde rasyonel karar alabilmemiz ve vekillerimizi denetleyebilmemiz için bir ön şart var: Doğru ve çok sesli bilgiye erişim. Basın özgür olsun, doğru bilgi ve farklı görüşlere özgürce erişelim, farklı seslerin anayasa çalışmasında etkin kullanılması gerektiğini düşünmekteyim. 
Ortak talep ve beklentilerimizi yönetenlere ulaşması gerekmektedir O nedenle ortak taleplerin güçlenmesi için sivil toplumun nitelikli çalışması gerektiğini düşünmekteyim.
Yerel sorun ve ihtiyaçlar yerinde çözülmesi çok önemlidir. Her yerelin, merkeze olan bağı eşit ve adil olması gerektiğini düşünmekteyim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin her zamankinden daha fazla bugün yeni Anayasa’ya ihtiyacı vardır. O nedenle önce yeni Anayasa yapma şartlarını daha anlamlı hale getirmek gerekir. Çağdaşlığı barındıran, canlıların hak ve hürriyetlerini denge ve denetim mekanizmaları içinde olduğu güçlü demokratik anayasa olması gerekmektedir. 
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.