Hava Durumu

Deprem mi?

Yazının Giriş Tarihi: 28.09.2019 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.09.2019 00:00
 

Bugün normalde şehir hastaneleri ile ilgili yazılar yazacaktım ancak bizim gerçeğimiz olan deprem ile karşı karşıya kaldığımız için depreme ilişkin bir yazı yazmayı daha uygun buldum. Daha önceki birçok yazımda depremi kaleme aldım. Vatandaşın, belediyelerin ve devletin depremle ilgili olarak neler yapması gerektiğini hangi adımları atması gerektiğini çok kez dinlendirdim.

Bugün deprem olduğunda insanların şaşırıyor olmasına açıkça hayretler içinde baktım.

 

Türkiye'nin deprem kuşağında olduğunu 7'den 77'ye herkesin bilmiş olmasına rağmen, hatta birçok yerde depreme ilişkin eğitimlerin, konferansların, toplantıların ve uygulamaların yapıyor olmasına rağmen 5.8'lik deprem olunca çok şaşırdık. Bunu nereden mi alıyoruz? Hemen söyleyeyim.

 

Televizyonlarda ve gazetelerde manşetlere baktığımızda aşağı yukarı "Deprem Kendini Hatırlattı" gibi manşetler gördük. İşte burada ben şaşkınlık içinde kaldım. Çünkü bu manşetlere depremle ilk defa karşılaşıyor gibi bakmamamız gerekiyordu. Ancak tedbir almayan kurum ve kuruluşlar Deprem olduğunda açıkçası çok korktular bunu bilmelisiniz. Çünkü deprem olayı bilim işi olmasına rağmen sadece siyaset ve algılar üzerinden yürütülen bir operasyonmuş gibi bugüne kadar yürütüldü.

 

Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlet olmasına rağmen ne yazık ki deprem ile ilişkili tam anlamıyla bir politikası hala yok. Bunu nereden bir biliyoruz depremin ilk 1-2 saatinde herkes bunu açıkça yaşadı. Ne milyonlarca TL alan GMS şirketleri cevap verebildi, ne devletin ilgili birimleri konuya ilişkin ilk açıklamalar yapabildi, nede vatandaş deprem olduğunda nasıl davranış sergilediğini ortaya koyabildi...

 

Yani 1999'dan bu yana depreme ilişkin olarak yapılan çok az şey olduğunu açıkça fark ettik.

Devletin bir an önce depreme ilişkin olarak stratejik eylem planı hazırlanması gerekmektedir. Plan dahilinde merkezi hükümetin, yerel yönetimin ve vatandaşın koordinasyonu sağlanmalıdır. Bu koordinasyon dahilinde herkesin nasıl hareket edeceği ortaya konmalı, deprem olduğunda en az zararla depremin tahribatı anlatılmalıdır.

 

Bulunduğumuz coğrafya deprem kuşağının tam ortasındadır. Bu gerçeği bilerek hayatımızın her alanına bu gerçeği yerleştirmeliyiz.

 

Merkezi hükümet ulusal deprem stratejisini ortaya koyarken, yerel yönetimler ve vatandaş bu planı hayata geçirmek için çalışmalıdır. Türkiye’de yapılacak afet planlamalarının başarılı olabilmesi için öncelikle sayacağım konulara dikkat edilmelidir.

1 -  Etkin bir afet planlamasında en önemli unsur afet gelmeden önce hayat kurtarıcı önlemleri almaktır. Afet geldikten sonra yapılan çalışmaların hayat kurtarma özelliği öncesine göre çok sınırlı olmaktadır.

2 -  Diğer bir sorun da çok başlılık yani yetki karmaşasıdır.

3 - Her ilde gönüllüler grubu oluşturulmalı ve bu gruplar çok iyi bir eğitimden geçirilmelidir.

4 - Afet yönetiminde mesafe almış ülkelerdeki afetlerle mücadele modelleri ve birimleri araştırılmalı, bu ülkelerin yapmış olduğu en iyi uygulamalar (müdahale, koordinasyon, uyum ve yönetim mekanizması, eğitim vs.) örnek alınarak Türkiye koşullarına uyarlanmalıdır.

5 -  Her bölge veya ilin afet geçmişi araştırılmalı, bunların gerçekleşme yerleri, sıklığı ve şiddetleri belirlenmelidir.

6 - Afet yönetiminde Coğrafi Bilgi Sistemleri’nin (GIS) kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.

7 - Toplumda bir afet bilinci oluşturulmalıdır.

 

Türkiye afet planlamasında henüz gelişmiş ülkeler düzeyine ulaşamamıştır. Bunda en önemli neden toplum olarak başımıza gelen olumsuzluklardan yeterli dersin çıkarılamamış olması yatmaktadır. Ülkemizde ister doğal, ister teknolojik veya insan kaynaklı olsun, büyük afetlerin zararlarının önceden yapılacak planlama ile azaltılmasına yönelik önlem alınmasından çok acil durumlar ortaya çıktıktan sonra uygulanacak müdahale ve afet zararlarını azaltmaya yönelik önlemler alınması uygulamaları ağırlıktadır. Bir başka deyişle afet yönetiminde gelişmiş ülkelerdeki gibi risk yönetimine ve adaptasyon çalışmalarına önem verilmesi gerekmektedir.

 

Afetler oluş zamanı belirli olmayan durumlar olduğundan sürekli hazır olunmayı gerektirmektedir. Olayın gerçekleştiği andan itibaren her türlü yardıma hazır olmak ise ancak iyi bir planlama ile mümkün olacaktır. Şimdi ayakları yere basan çalışmalar yapma zamanı. YOKSA….

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.