Hava Durumu

Dil elden gidiyor

Yazının Giriş Tarihi: 25.05.2016 13:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.05.2016 13:24

Türkçe kullanımında ciddi bir bozulmanın olduğunu ortadadır. Teknolojik imkânlar geliştikçe bu bozulmanın şiddeti ve hızı da artacaktır. Öyle ki bir cümle kurmaya çalıştığımız zaman kullandığımız kelimelerin çoğu yabancı kelimelerden meydana gelmektedir. Kelimelerde yaşanan bu bozulma, kendini toplumsal düşüncede de göstermektedir.

Bir insanın nüfus cüzdanı onun için neyi ifade ediyorsa, dil de bir toplum için aynı şeyi ifade etmelidir. Dildeki seslerde, kelimelerde ve cümlelerde yaşanan bozulmalar, aslında toplumun kimliğinde başlayan bozulmalara ve yozlaşmalara delalettir. Bir canlı varlık nasıl DNA yapısıyla oynanıp bambaşka bir hale getirilebilirse, toplumun da diliyle oynanıp farklı bir yapıya kavuşturulmakta olduğu unutulmamalıdır.

Dil, kültürün en önemli öğesidir. Günümüzde işgaller önce dil ve kültür aşılanması ile yapılmaktadır. Kültür emperyalizmi adı verilen bu yayılmacılığı amaç edinmiş ülkeler, yaşama biçimleri ve yeme içme modelleriyle, ulus bilinci gelişememiş toplumları kolaylıkla egemenlikleri altına almayı başarmakta, o ülkenin dili ve kültürünü bozmak için iletişim araçlarını da arkalarına alarak her türlü bozulmaya adeta destek olmaktadırlar. Bu nedenle, bir ülkenin kültürünün bozulmaması, dilinin gelişebilmesi ve zenginleşebilmesi için, o toplumda dil bilincinin geliştirilmesi gerekir.

Tüm bunlar eğitimle, bilgilenmeyle oluşur. Eğitim, elbette öncelikle okulların görevidir. Ancak, okulların yeterli olmadığı durumlarda, toplumdaki aydınlara ve sivil toplum örgütlerine büyük görevler düşmektedir.

Dil etkileşimlerinde her zaman üreten toplumun dili daha baskın olmaktadır. Bunun için işe bilim, sanat ve özellikle teknolojide üretici bir toplum olarak başlamalıyız. Üretmeden tüketmek siyasî ve iktisadî alanda olduğu gibi dil alanında da bir büzülmeye, giderek yok olmaya götürür. Felsefe ve bilim üretmeyen bir toplum önce kelimeler almaya başlar; sonra kendi dilini yetersiz görüp dilini değiştirmeye kalkışır. Baş döndürücü bilimsel gelişmelerin yaşandığı günümüz dünyasında tek tek kelimeleri, kavramları karşılamaya, çevirmeye kalkışmak çoğu zaman onları üretmekten daha yorucu bir iş halini almakta ve bunun yerine bu başarıların ortaya konulduğu dillerin kullanımı gündeme gelmektedir. Türkçenin geleceğini bu açıdan değerlendirirsek iç açıcı bir manzarayla karşılaşamayız.

Bugün ülkemizde özellikle üniversitelerimizde yapılan çalışmalar ancak yabancı bir dille dile getirildiklerinde itibar görmektedir. Bir taraftan küreselleşme ifadeleriyle tek kutuplu bir dünya oluşturulmaya çalışılırken diğer taraftan da yabancı bir toplumun dili ve onunla birlikte düşünce yapısı toplumlara aşılanmaya çalışılmaktadır. Tüm bu ürpertici tabloya rağmen Türkçemiz ne yazık ki genel ağ ortamında gereken dikkati göremiyor ve hızlı bir şekilde bozulmaya terk ediliyor.

Bizim artık bu bozulma DUR demeliyiz. Ben dur demek için mümkün oldukça köşemde bu bozulmayla dur diyeceğim. Sizde elinizden geleni yapıp bu mücadeleyi desteklemelisiniz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.