Hava Durumu

Doğru adımlar

Yazının Giriş Tarihi: 22.06.2016 13:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.06.2016 13:06

Bugünlerde birçok yazımı Türkiye’nin birçok sektöründe yaşanan sıkıntıları yazmaya çalıştım. Herkesin artık yaptığı işle ilgili olarak kendine çeki düzen vermesi gerektiğini defalarca yazdım. Sanal olan gündemde kaybolmamak gerektiğini yazdım. Bizim ülkemizin en önemli gündemi, eğitim, sağlık ekonomi ve güvenliktir. Bunlar ile uyuyup bunlar ile kalkmalıyız. Gündemimiz ekonomi, gündemiz ekonomik krize giden yolda çözümler tedbirler alarak doğru adımlar atmak.

Ekonomik krizler, en büyük ekonomik birimden en küçük ekonomik birime kadar ülkelerin iç ve dış borçlarının arttığı, işsizliğin arttığı, üretimin ve fiyatların istikrarsızlaştığı, iyi değerlendirildiğinde fırsat ancak iyi değerlendirilmediği zaman tehdit unsuru oluşturan, kısa ya da uzun dönemde ekonomide aniden ortaya çıkan bir olgudur. Her ülkenin kendine has sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı olduğundan dolayı bir tek krizi ülke için genel geçer neden olarak görmek mümkün değildir.

Bir ülke ekonomisinde üretimde, istihdamda, fiyatlar genel seviyesinde meydana gelen konjonktürel dalgalanmalar, politika yapıcıların iktisat politikası aracılığıyla ekonomiye müdahale etmesi, işletmeler optimal büyüklükten uzaklaşması, merkeziyetçi ve hiyerarşik bir yönetim tarzı ve yine işletmelerin ekolojik ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etmemesi hem ekonomik krizlerin genel nedenlerini oluşturmakta hem de krize karşı mücadele gücünü azaltmaktadır. Ekonomik krizle mücadele etmek amacıyla uygulanan istikrar programları, krizin olumsuz etkilerini gidererek kriz sonrasında bozulan dengeleri yeniden sağlamak amacı gütmektedir. Bunlardan Ortodoks istikrar programları, gelişmekte olan ülkelerde enflasyon oranlarını düşürmek için sıkı para ve maliye politikası uygulanmasını öngörmekte, talebin daraltılması yoluyla enflasyon oranlarını kontrol altına almayı amaçlamaktadır. Heterodoks istikrar programları ise yüksek kronik enflasyon yaşayan ülkelerde enflasyon oranlarını kalıcı ve hızlı bir şekilde düşürmek için sıkı para ve maliye politikasına ek olarak fiyat ve ücret kontrollerinin uygulanmasını içeren politikaları uygulayarak istikrar sağlamayı hedeflemektedir.

Küreselleşmenin arttığı teknolojinin, haberleşmenin ve ulaşımın hızla gelişerek dünyanın küçük bir şehir halini aldığı günümüzde ülke olarak ekonomik krizlere girme riskimiz her an olabilir. Bu nedenlerden dolayı krizleri en az zararla atlatmak için güçlü bir ekonomiye aynı zamanda ekonominin dinamikleri diyebileceğimiz sanayiye çok ciddi bir şekilde ihtiyaç gözükmektedir. Tabi bunun yanında teknolojiyi unutmamamız gerekir. Bu noktada da ciddi bir AR-GE çalışmalarına ihtiyacımız vardır. Bir diğer önemli konu da Ülkemizin tarihsel sürecine baktığımızda ekonomik krizlerin sebepleri arasında sayabileceğimiz darbeler, özgürlüklerin kısıtlanması, ayrımcılıklar, kanunlardaki boşluklar, partiler arası fikir ayrılıklarının ülke gelişimine yenilik katması yerine kavgalara ve kaoslara neden olması da krizlere çok ciddi sebep olmaktadır. Biran önce ülke olarak bu tür durumlardan da uzak durarak daha ilerici tutum takınmalıyız.

Birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bu günlerin kıymetine gerçekten bilmeliyiz. Ben bir genç yazar olarak gelecek dönemlerin ne getirip ne götüreceğinden emin olmadığımı belirtmekteyim. Çünkü pamuk ipliğine dayalı yaşamaktayız. Biz artık bu birlik olayını gerçekleştiremezsek vay halimize diyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.