Hava Durumu

Hoşgörülü olmak

Yazının Giriş Tarihi: 11.06.2016 12:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.06.2016 12:44

Bana yapılan hoşgörüsüzlüğü hep unutmaya çalıştım. Benim yaptıklarımı hiçbir zaman.

Günümüz dünyasında en çok dile getirilen birkaç sözcükten birinin de hoşgörü olduğunu düşünüyorum. İşin başında kolaymış gibi görünen bu kavram, meğerse çetin bir cevizmiş.

Cevizin dışındaki yeşil kabuğu acı ve buruktur, onun altı ise sert mi sert, içindeki yenilen bölümünü ise yine bir sar kaplar. Yani özü elde etmek için çaba gerekir. Tıpkı hoşgörünün özünü kavramak için olduğu gibi.

Hoşgörünün eksik olduğu birey ve toplumlarda, yaşamın sürekli çatışma ve kargaşa içinde sürdüğünü görüyoruz. Hoşgörüyü kavramak, yaşamak ve yaşatmak için bilgi, sevgi ve çaba gerekir. Çünkü hoşgörü bireyin kendini psikolojik, sosyal ve felsefi olarak bilinçli bir şekilde kavrayabildiği oranda oluşabilir.

Dar anlamıyla hoşgörü, karşımızda bulunan insan ya da topluluğun düşünce ve davranışlarındaki bizce görülen yanlışlığı, ilk baştan tepki göstermeyerek bunların nedenlerini düşünüp, çabuk ve kesin yargılardan ya da eylemlerden kaçınma bilincidir.

Hoşgörünün bilimsel açıdan ve derinlemesine ele alındığında birçok hoşgörü kavramlarıyla karşılaşırız. Bu ayırım hem konunun incelenmesini kolaylaştırır, hem de kavramdaki kargaşalığı önler.

Diyebiliriz ki bu gün için bilinçli bir hoşgörüsüzlük, bilinçsiz bir hoşgörüden çok daha yaralıdır. Artık onlarda hoşgörü teslimiyete dönüşmüştür. Burada akıl susar, hoşgörü BOŞGÖRÜ olur.

Daha önce hiç fark etmediği şeyleri görmeye başlar ve bunları onaylayamaz. Hâlbuki o davranışları yıllardır görmüştür. Bu duygusal hoşgörünün kaybolmaya başladığının bir sonucudur. İşte bu aşamadan sonra duygusal hoşgörü yerini hoşgörüsüzlüğe bırakır. Sonuçta, kavgalar, hayal kırıklığı, ayrılıklar.

Bağımsızlık duygusu, ilgi görme, sevme, sevilme ve kendini kanıtlama olarak, aklın ve mantığın kontrolü dışındadır. O dönem, egonun dorukta olduğu ve biz yetişkinlerin genelde unutmaya çalıştığımız bir evredir. O nedenle bilinçli hoşgörüyü kavramış anne-baba, öğretmen ve bireyler, onları anlayışla karşılar. Çünkü bilirler ki her insan bu dönemlerden zorunlu olarak geçer.

Son yıllarda sempati ve antipati sözcüklerini sık sık kullanır olduk. Bilindiği gibi sempati duymak, karşımızdakini sevimli, şirin ve olumlu bulmaktır. Buna paralel İnsanın içinde dostluk ve yandaşlık duygularının  uyanmasıdır. Antipati ise tamamen karşıtı bir duygu. Bir pek kullanılmaya ya da sözü pek edilmeyen empati kavramı var.

Sempati ve antipatide düşünce ve eylemlere akıl ve bilimden çok duygular egemen olur. Empati ise kendisini karşınındakinin yerine koyup düşünmek durumu yeniden değerlendirmektir.

Empati, yalın bir yaklaşımla başkalarının duygularını anlamak, onuru kırılanların psikolojik durumunu değerlendirmek, öğretmen iken öğrencisinin, savcı iken sanığın, içinde bulunduğu koşulları ve sorunları görebilmektir.

Hepimizin, her dönemde hoşgörüye gereksinimiz var. Sevgi arttıkça hoşgörü, hoşgörü arttıkça sevgi gelişir. Bazen ikisini birbirinden ayırmak zorlaşır

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.