Hava Durumu

Küreselleşmenin etkisinde eğitim

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2016 12:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2016 12:14

Hayatın her alanında yaşanan değişim rüzgârlarını açıklamak için referans gösterilen küreselleşme kavramı, kazandığı popülaritesinin çok ötesinde bir etki yaratmıştır. Yaşanan gelişmelerin birer sonuç yansıması olarak karşımıza çıkan yeni kavramlar ve kimi tanımlamalar elbette ki bu sürecin bir parçasıdır.

Küreselleşme olgusu, ekonomi başta olmak üzere, siyaset, kültür-sanat, eğitim ve daha birçok alanlarda pek çok yapısal dönüşüme yol açmıştır.

Küreselleşmeyle birlikte toplumsal anlamda temelden bir paradigma değişikliği yaşanmıştır. Gelinen noktada, üretim koşullarının yapısal değişimi yaşanmış ve bu değişim toplumun her alanında yansımasını bularak yeni bir toplum biçimi yaratmıştır. “Teknoloji” ve “bilgi” temelinde şekillenen bu toplum biçimi Bilgi Toplumu adını alırken, hizmetler sektörü bu yeni toplum modelinin ana yatırım alanı olmuştur.

Gerek toplumun niteliği ve dayandığı kaynaklar gerekse gelişen yeni sektörün istihdam kalitesinin bir zorunluluğu olarak “eğitim” her zamankinden daha fazla ön plana çıkmıştır. Eğitimin süreç açısından büyük önem taşıması, bu alandaki politikaların ve uygulamaların yeniden ele alınmasını zorunlu kılmıştır.

Bu bağlamda eğitim, sürecin mantığına göre liberal politikalar temelinde yeniden biçimlendirilmiş ve başlı başına bir sektör konumuna oturtulmuştur. Eğitimde evrensel olma retoriği özellikle az gelişmiş ülkeler bağlamında pratiğe dönüştürülememiş ve eğitim, yeni topluma kalifiye eleman yetiştirme adına temel değerlerinden yoksun bırakılmıştır.

Sonuç itibariyle bakıldığında genel olarak eğitimde yaşanan gelişmelerin, sürece olumlu katkı sağlaması için birer çözüm argümanı olarak şu öneriler dikkate alınmalıdır: Bilgi çağındaki eğitim modeli, kapalı toplumlarda çokça görülen ve sadece eskiyi tekrarlayarak yoluna devam eden ve dolayısıyla gelenekselin dışına çıkamayan bir yapının aksine, yeni değerlere açık olarak her türlü bilgiyle donatılmış ve bu yolla küresel gelişmeleri iyi okuyabilen/algılayabilen bireylerin yetiştirilmesi gerekir.

Ayrıca, küreselleşme süreciyle birlikte ülkeler, AR-GE harcamalarına daha fazla yatırım yapmalı ve bu sayede ortaya çıkacak olan teknolojik yenilikleri eğitim alanına kaydırarak eğitimde teknolojinin rolüne oldukça geniş yer vermelidir. Buna ilaveten ülkeler, örneğin bilginin yayılmasında önemli bir araç işlevi gören yazılım programlarının İngilizce egemenliğinden arındırılarak ulusal dillerde hazırlanmasının yaygınlaşması konusunda yeterli çabayı göstermelidirler.

Gelinen noktada, tüm bu gelişmeleri sorgulayan, teknik donanımlı, araştıran, algılayabilen bir birey profilinin oluşturulması zorunludur. Öte yandan özellikle küreselleşme ile birlikte yerelleşmeyi ve yereli küreselle uyumlaştırabilen ve kaynaştırabilen bireyler yetiştirilmelidir.

Mevcut süreçte çağın bir gereği olarak sürecin fırsatlarından yararlanmak isteyen ve bu amaçla ne istediğini bilen bireylerin yetiştirilmesi eğitimin en temel misyonu olmalıdır. Ayrıca eğitimin artık yalnızca okulda verilmediğini ve okulun bu alandaki tekelinin artık aşılması gerektiğini böylece eğitimde mekân sınırlamasının da olmadığını bilmemizde fayda vardır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.