Hava Durumu

Orta Direğin Sessiz Çöküşü

Yazının Giriş Tarihi: 27.12.2025 11:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.12.2025 11:23

Bugün ülkede yaşananları anlamak için büyük laflara, sert sloganlara gerek yok. Bir insanın çalışarak neye ulaşabildiğine bakmak yeterli. Asgari ücretle çalışan biri, yemeden, içmeden, tek bir harcama yapmadan para biriktirdiğinde bir otomobile yıllar sonra, bir eve ise neredeyse bir ömür sonra ulaşabiliyorsa; burada bireysel tercihlerden değil, yapısal bir tıkanıklıktan söz ediyoruz. Bu durum yalnızca cüzdanı değil, umut duygusunu da eritiyor. Hukukun üstünlüğü algısının zayıflaması tam olarak bu noktada anlam kazanıyor; çünkü insan emeğinin karşılığını alamadığını düşündüğü anda adalet duygusu sarsılıyor.

Orta direk dediğimiz kesim, bir toplumun denge unsurudur. Altını çizmek gerekir: Orta direk lüks içinde yaşayanlar değildir; ama yarını planlayabilen, çocuğuna borçsuz bir gelecek hayal edebilen insanlardır. Bugün ise orta direk; kirasını ay sonuna kadar yetiştirmeye çalışan, markette etikete bakarak değil hesap yaparak dolaşan, sosyal hayattan yavaş yavaş çekilen bir hâle gelmiştir. Alım gücü yalnızca hayatta kalmaya indirgenmişse, o toplumda gelişme değil, bekleme hâli oluşur.

Bu ekonomik sıkışmışlık, doğrudan toplumsal güveni aşındırır. İnsanların büyük çoğunluğunun “kimseye güven olmaz” demesi tesadüf değildir. Güven; yalnızca iyi niyetle değil, öngörülebilirlikle oluşur. Kuralların herkese eşit uygulandığına, emeğin korunacağına, yarın bugünden daha kötü olmayacağına inanıldığında insanlar birbirini rakip değil, yol arkadaşı olarak görür. Gelir ile güven arasındaki güçlü bağ tam da buradan doğar.

Çağdaş ülkeler bu eşiği nasıl geçiyor? Üç noktanın altı özellikle çizilmeli:

Birincisi, hukuk herkes için aynı yerde durur; kişiye göre eğilmez.

İkincisi, çalışmak yoksullaştırmaz; insanı ayakta tutar.

Üçüncüsü, devlet söz verirken değil, uygularken güven üretir.

Bu ülkeler hatasız oldukları için değil, sorunları inkâr etmedikleri için ileride sayılır.

Bugün yapılması gereken şey karmaşık değil ama ciddidir. Orta direği yeniden güçlendirmek, alım gücünü sadece rakam olarak değil yaşam kalitesi olarak ele almak, hukuku bir korku değil güven kaynağı hâline getirmek zorundayız. Çünkü orta direk güçlenmeden ne ekonomi toparlanır ne de toplum nefes alır. Güven inşa edilmeden hiçbir reform kalıcı olmaz.

Ve bu tabloyu kapatırken, zamana direnmiş bir hatırlatmayı unutmamak gerekir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: “Milletin hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş bir cinayettir.”

Bugün verilen mücadele de silahla değil; adaletle, emekle ve akılla kazanılacaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.