Hava Durumu

Ortadoğu ilişkilerimiz

Yazının Giriş Tarihi: 14.06.2016 16:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.06.2016 16:32

Türkiye'nin, Ortadoğu'yla mevcut köklü tarihi, kültürel ve sosyal ilişkileri ile coğrafi yakınlığı, bölgedeki olumlu veya olumsuz her gelişmeden doğrudan etkilenmesi sonucunu yaratmakta, bu durum da Ortadoğu sorunuyla yakından ilgilenmemizi gerektirmektedir.

Soğuk Savaş sonrası dönemde Ortadoğu’da bölgesel sistemin gelecek yıllarda nasıl bir gelişme göstereceğini şimdiden kestirmekte güçlük vardır. Ancak, özellikle güvenlik açısından bölge Türkiye’nin dış politikasının önemli bir parçası olmaya devam etmektedir.

Ortadoğu bölgesi istikrarsızlık ve çatışmalara açıklığı nedeniyle belirsizliğini korumaktadır. Özellikle son iki asırda, Dünya Devletlerinin güç mücadelelerine sahne olan Ortadoğu, gelecekte de ülkemiz için hayati önemini muhafaza edecektir.

Orta-uzun vadede; Irak ve Suriye başta olmak üzere tüm bölge ülkelerindeki belirsizlik ortamı Türkiye’nin bölgesel güvenliğine yönelik riskleri artırmaktadır. Bölgedeki, iç savaşlar, rejimler,  nüfus artışı, işsizlik ve globalleşmenin yarattığı etkiler dolayısıyla değişime uğrayacaktır. Türkiye’nin yakın çevresinde yaşanması muhtemel bu siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar, güvensizlik ve tehdit ortamı Türkiye’yi etkilemeye devam edecektir.

Irak ve Suriye toprak bütünlüğünün, bağımsızlığının ve egemenliğinin korunması, Kuzey Irak'ta ve Suriye de yaşayan halkın sorunları, toprak bütünlükleri içinde barışçı yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözümlenmesi bölgenin istikrarı açısından çok önemlidir.

Türkiye, bölgedeki diğer ülkelere göre ekonomik, politik, sosyo-kültürel ve askeri güç bakımından çok ileride, bölgesel güç odağı olma potansiyeline sahip tek ülkedir. AB’nin tam üyesi yapılmamasına rağmen, Avrupa’nın bölgedeki ekonomik uzantısı konumundadır. Bölge normalleştiğinde Türkiye bölge ülkeleri için bir çekim ve etki merkezi durumuna gelecektir. Böyle bir gelişmenin çok önemli ekonomik, siyasal ve askeri sonuçları olabilecektir. Türkiye’nin uluslararası ekonomideki deneyim ve etkinliği, mali, endüstriyel düzeyi, haberleşme, ulaşım, turizm gibi hizmet alanlarındaki düzeyi, Ortadoğu ülkelerine gerekli olan hizmetleri sağlayacak konumdadır. Ayrıca, GAP gibi, tamamlanmakta olan ve Ortadoğu’ya da yeni olanaklar sağlayacak olan dev proje, karşılıklı ekonomik çıkarları sağlayacak olanaklara sahiptir. Bölgenin su kaynaklarının % 80’i Türkiye topraklarındadır.

Arap dünyası ile paylaştığımız ortak coğrafyaya kalıcı barış ve istikrarın gelmesi, Türkiye'nin dış politika önceliklerinden birini oluşturmaktadır. Türkiye ile Arap dünyasının sürekli diyalog ve işbirliği içinde olmasının bölge istikrarı açısından büyük önemi haiz olduğu değerlendirilmektedir. 

Bölgedeki yapay istikrarsızlıklar ve bazı bölge ülkelerinin iç yönetim sorunları yanında büyük ülkelerin bölgeye yönelik petrol politikalarının yarattığı bölünmeler, Türkiye’nin Ortadoğu ülkeleri ile ekonomik ilişkilerinin gelişmesini engellemektedir. Türkiye bu büyük potansiyelden yararlanamamaktadır. Türkiye bölgeye ilişkin politikasını normalleşmelerin sağlanması yönünde yürütmelidir.

Tarihi, kültürel, sosyal ve dini açıdan köklü bağlarımız bulunan Arap dünyasıyla ilişkilerimizin, gerek ikili düzeyde gerekse de çok taraflı platformlar çerçevesinde geliştirilmesi yönünde özellikle son yıllarda son derece olumlu adımlar atılmıştır. Bu adımları Sivil Toplum Kuruluşları ile de daha da pekiştirilmelidir.

Gün sadece Avrupa ilişkileri değil, olumlu ve kültürel Ortadoğu ilişkileri de olmalıdır.

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.