Hava Durumu

Biraz da diplomasi

Yazının Giriş Tarihi: 07.08.2016 17:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.08.2016 17:39

Devlet canlı bir varlıktır, doğar, büyür… Yüzyıllar boyunca yaşamışsa içinde bir bilgelik saklıdır, hassas noktaları vardır ki bu noktalara dokunulmasına izin
vermez.

İhtiyacı olduğunda halkına mutlaka yardım eder ancak karar verme aşamasında duygusallıktan uzaktır, rasyoneldir, serttir hukuki durumlarda acımasızdır. Örneğin, söz konusu iç hukuk olduğunda devlet affetmez. Elindeki kılıç ile keser. Çünkü, hukuku çiğneyenler affedilmez, affedilmesi uzun vadede hukukun ciddiye alınmaması gibi sorunlar doğurur..Buna uyulmaması devlete mutlak şekilde zarar verir.

Ülke olarak çok zor bir dönemde geçiyoruz, devlet ciddi bir darbe aldı. Ancak, bu devletin rasyonel karar vermesini engellemez. Mevcut durumda birçok kişinin işten çıkarılması/açığa alınması, eğitim ve sağlık kurumların kapatılması devletin rasyonel olarak gelecek bir başka tehlikeyi önleme çabası olarak değerlendirilmelidir. Bu rasyonaliteyi dış politikada da sergilemek gerekmektedir.

Özellikle, diplomasi kendine özgü çok ayrı bir kültürü olan bir alandır. Devletler yıllarca büyük yıkımlara maruz kalarak birbirleriyle savaşırlar. Müzakere masasında oturup karşılıklı konuşurlar ve mevcut durumu analiz ederek, çıkar yol bulmaya çalışırlar. İşte bu diplomasideki rasyoneliteyi, devleti devlet yapan tavrı göstermektedir. Onur Öymen’in “Silahsız Savaş Bir Mücadele Sanatı Olarak Diplomasi” kitabında da belirttiği gibi diplomasinin kendine has bir dili vardır. Örneğin, bir müzakere sonrası yapılan açıklamada, “Çok açık ve samimi bir görüşme oldu”, denilmişse, bu genelde ciddi görüş ayrılıklarının bulunduğunu gösterir. “Yararlı görüş alışverişinde bulunulduğu” belirtilmişse, çoğu zaman herkesin kendi görüşünü koruduğu şeklinde algılanmalıdır. “Zamanı gelindiğinde bu konuda gerekli tedbirler alınacaktır” demek, genelde o meselenin çok uzun zaman alacağı, beklide hiç çözülmeyeceği anlamına gelir.

İşte kendine has bir alan olan ve devletlerin mutlak surette rasyonel temellerle hareket etmesi gereken bu alanı, darbe sürecinin ardından maalesef sağlıklı şekilde yürütemedik. Avrupa Birliği ve ABD tarafından her ne kadar darbe karşısında devletin verdiği tepki haksız olarak eleştirilse de diplomasi inceliği ile hareket etme zorunluluğu devlet açısından devam etmektedir. Söylemler ve eylemlerde bu inceliğe dikkat etmek gerekmektedir. Darbe ardından Batı medyasında çıkan ve sabırları zorlayan eleştiriler, Batı siyasilerinin söylemleri ile birleşince bu alanda Türkiye köşeye sıkışmış gibi görülebilir. Diplomasideki incelik, bunları bertaraf edecek stratejiyi üretebilecek kapasitededir.

Türkiye’nin uluslararası arenada ciddi bir halkla ilişkiler çalışmasına girmesi gerekmektedir. Bu geç kalmış hamle orta vadede yapılabilir. Öncelik ise Batı büyükelçileri ile bir toplantı yaparak meydana gelen olaylar görsellerle anlatılarak, FETÖ yapılanmasının yaptıkları ve darbe girişimi sırasındaki olaylar ilgililere gösterilmelidir. Bu çalışmaya acil olarak ihtiyaç bulunmaktadır, diplomasinin ön plana çıkma zamanı çoktan gelmiştir…

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.