Hava Durumu

Olağan, olağandışı durumlar

Yazının Giriş Tarihi: 08.05.2016 18:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.05.2016 18:23

Olağanüstü durumlar ülkeler için sık rastlanan durumlar değildir. Bir durumun olağanüstü özellik taşıması devletler açısından içinde bulunduğu iç ve dış politik duruma göre değişebilir.

Örneğin, Ortadoğu ülkelerinde günlük hayatın parçası gibi olan durumlar, Avrupa’da aynı şekilde yankı bulmayabilir. En somut örnek olarak, Ortadoğu’da sürekli patlamalarla insanların ölmesine devletlerin verdiği tepki ile Brüksel’de ya da Fransa’da bomba patlamasına devlerin verdiği tepki oldukça keskin farklılıklar içeriyor.

 Normal şartlarda devletlerin anormal olarak benimsemesi gereken durumların, devletler ve vatandaşlarca normalmiş gibi hareket etmeleri oldukça üzücü ve sağlıksız bir durum. Bu sağlıksız durumun sonucu, olağandışı şeylerin özellikle, uzun vadede halka zarar verecek olağan bir tepki ile karşılaşmasıdır. Yani anormallikler ve olağandışı durumlar halk tarafından benimsendikçe, bu durumların verdiği zararlarda aynı ölçüde artıyor.

Peki,  ülkemiz olağanüstü bir durumda ve olağan gibi mi hareket ediyor? Bizim durumumun tam olarak bulunduğumuz coğrafyayı yansıtıyor, biraz doğu biraz batı, biraz ak biraz kara durumdayız. Örneğin, terörle mücadele olağanüstü bir durumken, devlet bu konuda gerekli durumlarda özgürlükleri haklı olarak kısıtlayarak bir reaksiyon gösteriyor. Ancak,  aynı zamanda bu olağan üstü durumda siyasi partiler bir araya gelemeyerek, olağan bir durummuş gibi hareket ediyorlar. Cumhurbaşkanının siyasileri bir araya toplayarak, terörle ilgili vereceği mesaj şüphesiz oldukça olumlu bir psikoloji oluşturacaktır. Bunun yerine, kutuplaşma dilini kullanmaya tüm partiler devam ediyor.

Yine, ülkemiz milyonlarca mülteciye haklı olarak ev sahipliği yapıyor. Mülteciler için milyarlarca dolar harcandı. Mevcut durum doğrudan güvenliğimizi tehdit ettiği gibi ekonomimizi de tehlikeye sokuyor. Bu da oldukça olağandışı bir durum. Avrupa’da birçok devlet, birkaç bin mülteciye ev sahipliği yapmak için büyük kargaşalar yaşarken, biz milyonlarcasını benimsedik. Ki bu da olağandışı bir durumun olağanlaşması…

Suriye’den atılan ve şehirlerimize düşen bombalar, Süleyman Şah Türbesinin yerinin askeri operasyonla yerinin değiştirilmesi, Rusya uçağını düşürmemiz olağan dışılıklardan bir kaçı.

Ülke olarak yönümüzü Avrupa’ya döndüğümüz iddiasındayız. İnsan hakları ve demokrasi ile hukuk üstünlüğü için çaba harcıyoruz. Ancak, raporlar ortaya koyuyor ki, istekler ve yapılanlar arasında ciddi olağandışılıklar var. Toplum içinde kadına karşı şiddet, ensest ilişkiler ve daha birçok örnek ile sergilediğimiz, kötü performansı açık şekilde görmemiz mümkün. Bu durumlarda olağan gibi karşılanmaya başlandı maalesef.

Yani nihai olarak,  olağan dışılıkları olağan gibi yaşıyoruz ve bu durumlara alışıyoruz. Sağlıklı olan bu durumlarda siyasi partiler dahil, herkesin bir araya gelerek konuların üzerine ciddiyetle eğilmesi ve sorunları çözmesi. Ancak, bu durum kısa vadede pek mümkün gözükmüyor. Sürekli yapılan seçimler, siyasi partiler içindeki kavgalar ve bunların sonucu ortaya çıkan parti içi ve parti dışı istikrarsız ortam herkese zarar veriyor.

Eğer yukarıda ki durumlar olağansa zaten bir söz söylemeye gerek yok, ancak bu durumlar olağandışı ise vatandaş olarak beklentimiz daha ciddi tedbirlerle sorunlara eğilinmesi ve şahsi egoların bir kenara bırakılarak süreçlerin yönetilmesi. Özellikle, devlet yöneticilerinin süreçleri yönetirken, kriz içinde bulunduğumuzun farkında olarak akli hareket etmeleridir…

 

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.